Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28287 E. 2013/21690 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28287
KARAR NO : 2013/21690
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine, karşı davacı ise kıdem tazminatı, genel tatil ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davayı ise kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece davanın reddine ve kısmen kabulüne dair verilen kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiş ise de davacı-karşı davalı vekili 06.09.2013 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalı-karşı davacı vekili 02.09.2013 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca davayı sonuçlandıran usulü bir işlem olup, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda, taraf vekilleri karşılıklı davadan feragat ettiklerini açıkça ve şartsız olarak bildirdiklerinden ve dosyada mevcut vekaletnamelerinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
11.04.1940 tarihli ve 1939/15 esas, 1940/70 sayılı Yargıtay İçtihatların Birleştirilmesi Büyük Genel Kurul kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2012 tarihli, 2012/17-429 esas, 2012/679 kararı uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, nisbi temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 21.10.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı-karşı davalı işverenin tazminatı, davalı-karşı davacı işçinin ise ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması talebiyle açtıkları davada mahkemece davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın reddine, davalı-karşı davacı tarafından açılan davada ise isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz aşamasında davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri davalarından feragat ettiklerine dair dilekçe vermişlerdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ve devamı maddelerine göre feragat, davaya son veren taraf işlemidir. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve hükmün yerine geçer. Aynı Kanunun 310.maddesinde feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmektedir. Söz konusu işlem, davaya kendiliğinden son verir ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm ise yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken olumsuz bir dava şartıdır. Dava kesin hükme bağlanmışsa aynı dosya için artık temyiz incelemesi yapılmasını gerektiren bir kararın varlığından söz edilemez. Dosyanın mahkemesine iadesi gerekir.
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanununun 118 inci maddesinin ikinci fıkrası, 317 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 386 ncı maddesi, 445 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 449 uncu maddesine dayanılarak çıkarılan ve 03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 57.maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez” kuralına yer verilerek bu konuda yapılması gereken işlem açıkça gösterilmiştir. Hal böyle olunca, davadan feragat nedeniyle dosyanın hiçbir işlem yapılmadan mahkemesine iadesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılamıyorum.21.10.2013