Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/2862 E. 2013/5158 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2862
KARAR NO : 2013/5158
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, seyyar görev tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı kurumun müvekkilini 20.10.2006-30.03.2012 dönemleri arasında pozisyonu dışında çalıştırmasına rağmen Toplu İş Sözleşmesinin 26/e-1. maddesi ile hüküm altına alınan seyyar görev tazminatını ödemediğini, emsal mahkeme kararlarında davacıların seyyar görev tazminatı taleplerinin kabul edildiğini, kararların ise Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini iddia ederek seyyar görev tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, seyyar görev tazminatına hak kazanabilmek için fiilen memuriyet mahalli dışında çalışılması gerektiğini, davacı işçinin ise il milli eğitim müdürlüğü emrinde belediye sınırları içerisindeki bir okulda görevlendirildiğini, belediye sınırları dışına çıkmayan bir kişiye seyyar görev tazminatı ödenemeyeceğini, seyyar görevli olarak çalışan personelin kadro ve unvanlarının her yılın başında belirlenmesi ve seyyar görevli olarak çalışacağı belirtilen memur ve işçi sayısının maliye bakanlığınca vize edilmesi gerektiğini vize edilen işçi sayısından fazla işçinin seyyar görevli olarak çalıştırılması ve seyyar görev tazminatı ödenebilmesinin mümkün olmadığını, Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinde farklı pozisyonda çalışan işçilerin araziye çıksın ya da çıkmasın belediye sınırları içinde çalışsalar dahi seyyar görev tazminatına hak kazanacakları şeklinde yorumlanamayacağını, ayrıca 01.03.2011-28.01.2013 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 10.04.2012 tarihinde imzalandığını ve sözkonusu Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinin “e” bendinin son cümlesinin harcırah kanunu hükümlerine istinaden araziye fiilen çıkılması durumunda seyyar görev tazminatı ödeneceği şeklinde değiştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, toplu iş sözleşmesine göre seyyar görev tazminatına hak kazanılabilmesi için işçinin farklı pozisyonda çalıştırılmasının yeterli olduğu, sonraki toplu iş sözleşmesinin ise imza tarihinden sonra hüküm ve sonuç doğuracağını, davacının seyyar görev tazminatı alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 51. maddesine göre, dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesine göre kişilik ölümle sona erer. Kişiliğin sona ermesinin doğal sonucu ise hak ve fiil ehliyetinin de sona ermesidir.
Diğer taraftan maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. (6100 sayılı HMK m. 59) Mirasçılar arasındaki dava arkadaşlığı mecburi dava arkadaşlığıdır.
Somut olayda talep hakkı sahibi olan işçi Hasan Öztürk’ün dava açılmadan önce 28.04.2012 tarihinde vefat ettiği, birden fazla mirasçısı bulunduğu mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Mirasçılardan sadece bir tanesinin davacı vekiline vekalet verdiği, diğer mirasçıları temsil ettiğine dair dosyada bir belgenin de bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece önce taraf teşkili sağlanmalı, ondan sonra talep hakkında karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamanın yapılarak talebin hüküm altına alınması ise hatalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiş olup bozma sebebine göre sair temyizlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.