YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28712
KARAR NO : 2013/22257
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve kanuna aykırı olarak sona erdirildiğini ileri sürerek işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin süreli olduğunu ayrıca işçinin davranışları, yeterliliği de dikkate alınarak işletmenin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeple kanunlara uygun olarak feshedildiğini, işçinin işvereni ibra ettiğini ve tüm dava haklarından feragat ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca da, iş sözleşmesini geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde gösterilmemesi de 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
Sadece fesih bildiriminin değil, fesih sebeplerinin de yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. Diğer taraftan işveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebepleri ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında, ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi farklı bir sebebe de dayanamaz.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi, 30.09.2010 tarihli fesih yazısı ile “Fabrikamızdaki yönetim değişikliğinden dolayı yeni yapılanmaya gidildiğinden, iş akdiniz iş kanununun 17 ve 18. maddesi gereğince 6 haftalık ihbar öneliniz ve kıdem tazminatınız tarafınıza ödenerek 30.09.2010 günü fesih edilmiştir. ” denilmek suretiyle feshedilmiştir.
Somut olayda, iş sözleşmesi yönetim değişikliğinden dolayı yeni yapılanmaya gidilmesi nedeniyle feshedildiği bildirilmiş olup, dosyadaki bilgi ve belgelere göre iş gücü fazlalığı doğuran bir yeni yapılanmanın varlığı kanıtlanmış değildir. Salt yönetimin değişmiş olması fesih için geçerli sebep kabul edilemez. Diğer taraftan davalı işverenin yargılama sırasında fesih nedeni olarak ileri sürdüğü diğer sebepler de “fesih sebebine bağlılık ilkesi”ne uygun olmadığından, feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.