Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28733 E. 2013/21378 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28733
KARAR NO : 2013/21378
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanılmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı kurum emri ve talimatları doğrultusunda çalıştırıldığını, mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; işverenin yüklenici firma olduğunu, işçi çalıştırmadığını, husumet itirazının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II-(g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olmaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur.
İşçinin işe devamsızlığı her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir.
Devamsızlığın haklı bir sebebe dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmamaktadır. İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan sebeplerdir.
Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen iş günlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğine ilişkin olarak 14.09.2012 tarihli bir tutanak ibraz etmiş, davalı işveren ise davacının 17.09.2012-18.09.2012-19.09.2012 tarihlerinde devamsızlık yaptığına dair tutanaklar sunmuştur. Mahkemece davacının sosyal güvenlik ilişkisinin 15.09.2012 tarihinde sonlandırıldığına dayanılarak iddiaya değer verilip, davanın kabulüne karar verilmiş ise de tutanak tanıkları dinlenmeden bu sonuca varılması isabetli bulunmamıştır.
Tarafların dosyaya sundukları tutanaklarda isimleri yazılı tutanak tanıkları çağırılmalı, iş sözleşmesinin feshine yönelik olarak bilgilerine başvurulmalı, olay tüm yönleriyle aydınlatıldıktan sonra dosya içeriği yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece tutanak tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.