Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/31021 E. 2013/22452 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31021
KARAR NO : 2013/22452
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 02.12.1991-14.12.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından herhangi bir bildirim yapılmadan haksız surette feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 01.07.1997 tarihinden itibaren AC Türkiye ve Yakın Doğu müdürü olarak görev tanımının belirlendiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi anlamında işveren vekili sıfatına haiz olduğundan iş bu davayı açamayacağını, iş sözleşmesinin işyerinde yolsuzluk ve usulsüzlük yapması, görevini kötüye kullanması neticesinde İş Kanunun 25/e. maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işveren tarafından davacıya herhangi bir fesih bildirimi yapılmadığı, fesih sebebinin açık ve kesin olarak bildirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Somut olayda; davacının dosyada mevcut organizasyon şemasındaki yapılanmaya göre, AC Türkiye Organizasyonu biriminde Yapıştırıcı Birimi Türkiye Müdürü olduğu görülmektedir. Davacının işyerinin yapıştırıcı biriminin en başında bulunmak suretiyle işveren vekili olduğu açıktır. 4857 sayılı Kanun’un 18/son maddesine göre iş güvencesinden yararlanamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden feshin geçersizliği ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 210,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.