Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/7519 E. 2013/10953 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7519
KARAR NO : 2013/10953
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, feshin geçersiz olduğunu, herhangi bir kanun dışı eyleme katılmasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle iş sözleşmesinin fesih edilmesi işleminin iptaline ve müvekkilinin işe iade edilmesine bununla beraber işe başlatılmadığı takdirde buna ilişkin tazminat ve mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 29.05.2012 tarihinde davacının üyesi olduğu Hava iş sendikasının çağrısı ile TBMM’de görüşülmekte olan hava iş kolunda grev yasağı getirilmesini düzenleyen yasa teklifi görüşmelerini protesto etmek amacıyla kanun dışı grev kararı alındığını, bu eylemin uygulanması için sendikanın üyelerine SMS mesajı attığını, ancak bununla sınırlı kalmadığını kanun dışı eyleme destek veren bir grup işçinin Atatürk Havalimanında eylem yaptıklarını, slogan atıp uçuşa giden çalışanları protesto ettiklerini görevine gitmemelerini sağlamak adına sözlü ve fiili engellemelerde bulunduklarını, davacının kanunsuz grev ve direniş eylemine destek vermek diğer çalışanları yuhaladığını, ıslıkladığını, diğer kabin görevlileri ile pilotların görevine gitmelerini engellemek için sözlü ve fiili engellemelerde bulunduğunu, bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının grev günü izinli günü olduğu, kanun dışı greve katıldığı hususunun ispatlanamadığı, aksinin kabulü halinde dahi bunun demokratik hakkın kullanımı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının 29.05.2012 tarih ve sonrasında işyerinde meydana gelen eyleme davacının katılıp katılmadığı ve eylem nedeniyle davalı işverence yapılan feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin üyesi olduğu sendika ile davalı şirket arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin devam ettiği bir süreçte, ulusal mevzuat hükümleri uyarınca henüz kanuni grev koşullarının meydana gelmediği bir aşamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hava iş kolunda grev yasağını öngören kanun değişikliği teklifini protesto etmek amacıyla, bir kısım işçilerin 29.05.2012 tarihinde 03:00-24:00 saatleri arasında işe gitmemek suretiyle toplu eylem yaptıkları bir grup işçinin ise hava alanında toplanmak suretiyle eyleme destek verdikleri anlaşılmaktadır. Davacının üyesi olduğu sendikaca 28.05.2012 tarihinde saat 22.48’de gönderilen mesajda “çok acil, tüm muhalefet partilerinin karşı çıkmalarına basın açıklamamızda tüm üyelerimizin karşı çıkışına rağmen grev hakkımıza yasak getiren yasanın 29.05.2012 yarın TBMM’de çok büyük bir hızla gündeme alınacağı bilgisi alınmıştır. Bu haber sonrası tüm normal vardiyalı ve uçuş üyelerimiz bu ağır hak kaybı ihtimali ile 29.05.2012 tarihinde, lokal saatle 03:00-24:00 arası kendilerin göreve hazır hissetmeyeceklerini bildirmişleridir. Grev haktır, kaybedersek ömür boyu kaybedeceğiz, TİS Yüksek Hakemde budanacaktır. şimdi haklar için ailemiz için çocuğumuz için birlikte ve birlikte” yazılmıştır. Davalı işverence sözü edilen eyleme katıldığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesi önel verilmeden ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.
Davacı, grev günü izinli günü olduğunu, eyleme katılmadığını savunmuş ise de, aşamalarda basın açıklamasına dinleme amaçlı katıldığını ileri sürmüştür. Davalı ise, davacı ve arkadaşlarının, çalışmakta olanları da engellemeye çalıştıkları, bu şekilde yapılan eylem sonucu Türk Hava Yollarında 233 seferin iptal edildiği, çok sayıda seferin gecikmeli olarak yapıldığı ve binlerce yolcunun mağdur edildiği, şirketin milyarla ifade edilen zararının doğduğu savunulmuştur.
Somut olayda, iddia ve savunmalar dikkate alındığında, davacının eyleme katılıp katılmadığı, o gün çalışanları fiili olarak engelleme şeklinde bir davranışta bulunup bulunmadığı, CD çözümleri yapılarak belirlenmeli, davacının sözkonusu eylemleri gerçekleştirdiğinin tespiti halinde feshin haklı nedene dayandığını kabul etmek gerekir ise de, davalı işverence Disiplin Kurulu Kararı alınmadan yapılan feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine, aksi takdirde önceki gibi davanın kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.