YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12400
KARAR NO : 2014/31643
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.12.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, askerlik sebebiyle işten ayrıldıktan sonra 09.06.1999 tarihinde tekrar işe başlayıp 30.11.2006 tarihine kadar muhasebeci olarak çalıştığını, davalı işverenin fazla mesai, genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı olarak 30.11.2006 tarihinde feshettiğ belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai ücretlerinin, yıllık ücretli izin alacaklarını ödendiğini, bu hususların maaş bordrosunda ve yıllık ücretli izin defterinde sabit olduğunu, davacının iş sözleşmesini yeni bir iş bulması sebebiyle istifa ederek sonlandırdığını, bu yüzden davacıya kıdem tazminatı ödenmediğini, işçilik alacaklarının hesabına yatırıldığını, genel tatillerde çalıştırılmayan davacının alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekilinin talep ettiği alacaklar yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporunda alacak miktarları, davalı vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunması sebebiyle bu husus dikkate alınarak tanzim edilmiştir. Davacı vekili 20.05.2010 tarihinde harcını da yatırmak suretiyle taleplerini ıslah etmiştir. Davacının ıslahından sonra
mahkeme tarafından 01.04.2011 ve 18.07.2012 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır. Davalı vekili ise, 06.09.2012 tarihinde cevap dilekçesini ıslah ederek yapılan ıslaha karşı zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Davanın ıslahına karşı davalı işveren süresi içinde yazılı beyanda bulunmamış ise de, daha sonra ıslahla zamanaşımı def’inde bulunmasında kanuni bir engel bulunmadığından davalının ıslahla ileri sürdüğü zamanaşımı def’i değerlendirilmeden karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece zamanaşımına uğramayan alacakların hesaplanması için hesap bilirkişisinden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Zamanaşımı savunmasının değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.