Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/19639 E. 2014/25657 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19639
KARAR NO : 2014/25657
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2012
NUMARASI : 2012/293-2012/1033

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, 1988 yılından beri Ankara ilinde davalı işyerinde teknisyen olarak çalıştığını, işin gereği olmadığı halde gerçek olmayan nedenlerle yapılan nakil işlemini kabul etmediğini belirterek, iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayanmaksızın feshedildiğinden, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istihdam politikalarını belirlemek ve uygulamak durumunda olan davalı işverenin Iğdır ilinde 37 kişi olması gerken normal kadronun 22 kişiye düştüğü bu kapsamda tayini çıkarılan davacının bunu kabul etmediğini ileri sürerek sözleşmenin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiği işverence ispatlanmadığından davanın kabulüne davacının işe aidesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler, sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarım kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 25.04.1988 tarihinden beri davalı işyerinin Ankara’daki Genel Müdürlük Büro Hizmetleri emrinde teknisyen olarak çalıştığı, ihtiyaç nedeniyle naklinin Iğdır iline çıkarılmasına davacının muvafakat etmemesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş sözleşmesinin 13.03.2012 tarihinde feshedildiği, iş sözleşmesinin 6. maddesinde davacının başka yerde görevlendirmeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda sözleşmenin ikale ile sona erdirilmesi yönünde taraflarca yapılmış bir teklifin bulunmadığı, geçerli nedene dayalı olarak yapılan fesih gereği kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin ikale sonuçlarını doğurmayacağı açık olduğundan, tarafların da bu yönde bir iddiası bulunmamasına göre mahkemece sözleşmenin ikale ile sona erdirildiği kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davalının fesih gerekçesi olarak sunduğu norm kadro çalışmasını hangi tarihte yaptığı veya güncellediği tarihi gösteren belgeler getirtilerek, norm kadro kapsamında il il yapılan ihitiyaç dağılımlarının nasıl belirlendiği, davacının naklinin bu kapsamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra tüm deliller değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2014 günü oybirliği ile karar verildi.