Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/19756 E. 2014/25663 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19756
KARAR NO : 2014/25663
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2013/378-2014/218

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davanın iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve dört ay boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerindeki diğer işçilere baskı yaparak işi yavaşlattığını bu sebeple ile iş sözleşmesinin tazminatsız feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle feshedildiği bu durumda fesih nedeninin açık ve kesin olarak belirtilmediği, savunmasının alınmadığı gerekçeleri ile iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğu kanaati ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı temyizi üzerine yapılan incelemede Dairemizce; davalı iş sözleşmesini haklı sebebe dayalı olarak tazminatsız feshettiğini bildirdiğinden artık yazılı fesih bildiriminde bulunması ve fesihten önce işçinin savunmasının alınması zorunlu olmadığı, işçinin savunması alınmadığından ve fesih sebebi açık kesin bildirilmediğinden dolayı feshi geçersiz kabul eden mahkeme kararının yerinde olmadığı, tarafların delilleri toplanıp değerlendirilerek olayda haklı fesih sebebinin tartışılması geretiktiğinden bahisle kararın bozulduğu görülmüştür. Ancak buna rağmen mahkemece bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden önceki gibi karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Somut olayda davacının iş sözleşmesinin 14.02.2012 tarihli fesih bildirimi ile diğer işçileri üzerinde işi yavaşlatma ve işverenin emirlerine uymama konusunda baskı oluşturduğu ve bu konudaki savunma istemine de cevap vermediği dikkate alınarak iş sözleşmesinin tazminatsız feshedildiği anlaşılmış mahkemece bozmadan sonra sadece işe giriş bildirgesinde çıkış bilgisine ve feshin olaydan iki gün sonra yapılmasına dayanılarak yeniden işe ide kararı verilmiştir. Oysa Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen işten ayrılma bildirgelerindeki “işten ayrılma gerekçesini gösteren kod numaralarının” uygulamada her zaman gerçek fesih
sebebini göstermediği bilindiğinden sadece bu belgeye dayalı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi isabetsiz olmuştur. Öte yandan haklı fesih iddiasına kaynaklık eden olaydan iki gün sonra fesih bildiriminde bulunulması feshi geçersiz hale getireceği yönündeki yaklaşım da doğru değildir. (4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesi). Bu sebeplerle mahkemenin bozmadan sonra verdiği karar hatalı olup önceki bozma gereği gibi tarafların bildirdikleri delillerin toplanıp işin esasının değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2014 günü oybirliği ile karar verildi.