Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/20069 E. 2014/25572 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20069
KARAR NO : 2014/25572
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2009/798-2013/65

Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, insan kaynakları müdürü olarak çalışırken iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, yirmi günlük izin ücretinin kendisine ödenmediğini, 2.333,00 TL izin alacağı için icra takibi başlattığını, davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına; davalının yüzde kırk icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 10.06.2009 tarihinde fiilen işi bıraktığını, davacıyı Haziran ayı sonuna kadar izinli sayarak yirmi günlük ücretini diğer sosyal hakları ile birlikte ödediğini, 30.06.2009 tarihinden sonra şirketten herhangi bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 09.06.2009 tarih itibari ile yirmi günlük izin hakkı bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından gönderilen elektronik posta yazısından davacıya izin kullandırıldığının anlaşılamadığı gerekçesi ile izin alacağının kabulüne alacağın likit olması sebebi ile davalının yüzde kırk icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, izin alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda; insan kaynakları müdürü olarak davalı işyerinde çalışan yirmi gün izin ücretinin ödenmediğini iddia eden davacı tarafından 09.06.2009 tarihinde “sevgili arkadaşlar bu aysonu itibari ile görevim resmi olarak sona erecektir o tarihe kadar personel işlerine fiilen bakmayacağım bundan sonra personel konularında tek muhatabınız M.. A..’dır.” şeklinde elektronik posta gönderildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan dosya kapsamında davacının Haziran ayı sonuna kadar izinli sayıldığına ilişkin davalı tarafın elektronik posta çıktısı bulunmaktadır. Hal böyleyken, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı isticvap edilerek elektronik postalara ilişkin diyecekleri sorulmalı, 09.06.2009 – 30.06.2009 arası çalışma durumu ve ücretli izin kullanıp kullanmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının izin alacağı hakkında karar verilmesi gerekir.
Belirtilen yön gözetilmeden verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.