YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22281
KARAR NO : 2014/29612
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2012/80-2013/279
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin, fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, diğer taleplerine ilişkin alacakları da olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda davalı işyerinde bölüm sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi; indirimli ürün alınması için kendisine verilen money club kartı ile onbeş adet deterjanı indirimli almak sureti ile toptancı olan üçüncü şahsa indirimsiz satarak haksız kazanç elde etmesi sebebi ile tazminatsız feshedilmiştir. Şahitler 500,00 TL ye kadar yapılan alışverişlerde yüzde beş indirim kazandıklarını mal sayısı ve cinsine ilişkin sınırlama bulunmadığını beyan etmiştir. Davacının indirimli aldığı ürünleri indirimsiz şekilde satarak 17,00 TL haksız kazanç elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının yapacağı alışverişte indirim sağlayan gelirine katkı amacı ile sunulmuş olan kartı kötüye kullanması ve haksız kazanç elde etmesi doğru olmamıştır. Feshin haklı sebebe dayanması sebebi ile kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günde iki saat fazla çalıştığı kabul edilerek haftada oniki saat fazla çalışma süresi üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Hem davacı hem davalı şahitleri iş yerinde iki vardiyalı çalışma sistemi olduğunu 08:00 – 17:00 ve 13:00 – 22:00 arası çalışma yapıldığını beyan etmiştir. Bölüm sorumlusu olarak çalışan davacı da dava dilekçesinde haftanın altı günü çalıştıklarını iki vardiya uygulandığını belirttiğinden vardiya saatleri dikkate alınarak bir saat ara dinlenme mahsubu ile davacının haftada üç saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya kapsamına daha uygun düşmektedir. Mahkemece oniki saat üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.