YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22364
KARAR NO : 2014/25551
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/1428-2014/618
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalılar vekili, çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak çalışan davacının “VLR Reset” işlemini usulsüz şekilde kullanarak abone görüşmelerini sonlandırdığını, vardiya dönüşümlerinde mola ve yemek çıkışlarında da abonenin şikayet edeceğini beyan etmesi halinde müşteri hizmetlerine yeniden bağlanmasını engellemek amacıyla tekraren kendisi ya da iş arkadaşları tarafından, prosedüre aykırı şekilde ve keyfi olarak ”VLR Reset” işlemi uyguladığının tespit edildiğini, davacının haklı feshe yol açan ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı bu eylemini 58 defa gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3050 adet çağrıdan 90 adet çağrının resetlenmesi işleminin davalılarca tespit olunan ölçülere tekabül ettiği, resetlemenin usulsüz olduğuna ilişkin müşteri şikayeti de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı sebepler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin sık sık rapor alması kanunun gerekçesinde bu sebepler içinde sayılmıştır. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 02.05.2011-04.11.2013 tarihleri arasında çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 04.11.2013 tarihli fesih bildirimi ile VLR Reset-Visitor Location-Register-(Mobil İstasyon İçerisinde Bulunan Müşteri Şebeke Sıfırlaması) işlemini, usulsüz şekilde abone görüşmelerini sonlandırmak, vardiya dönümlerinde, mola ve yemek çıkışlarında ya da abonenin şikayet edeceğini beyan etmesi halinde müşteri hizmetlerine yeniden bağlanmasını engellemek amaçlarıyla tekraren şirket tarafından belirlenen prosedüre aykırı şekilde ve oldukça yüksek sayıda uyguladığı gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, 3050 adet çağrıda 90 adet çağrının resetlenmesi işleminin iş akışı içerinde normal kabul edilebileceği gerekçesiyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı sonucuna varılmış ise de, davacının 90 adet VLR resetlenmesi işleminin 58 adedini keyfi olarak ve usulsüz biçimde yaptığı dosya kapsamından sabit olmakla, bu şekilde hareket eden davacının müşterilerin konuşmaları ve şikayetleri devam ederken onların görüşmelerini haber vermeden sonlandırarak işverenin itibarını zedelemiş, güven ve müşteri tercihleri esasına dayalı söz konusu iş sektöründe işverenin iş kaybına ve imaj kaybına yol açmıştır. Bu yönler dikkate alınarak işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 350,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.