YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22373
KARAR NO : 2015/35947
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, 15.03.2011 vade tarihli bonoya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı …Ltd. Şti. temyiz talebi yönünden; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. madde yollaması ile aynı Kanun’un 434. maddesi gereğince işlem yapılması ve yedi günlük kesin süre verilmesi gerekir. Sekiz günlük süre içinde temyiz edilmeyen, temyiz defterine kaydı yapılmayan veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan kararlar kesinleşmiş olur.
Nisbi temyiz harcının tamamlanması hakkında gönderilen muhtıranın tarihinde davalı Davalı …Ltd. Şti. vekiline usulüne uygun olarak 17.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, harcın yatırılmadığı anlaşıldığından mülga 1086 sayılı Kanun’un 432. maddesi gereğince süre aşımı sebebiyle davalı …Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışmaya başlatılırken bono alındığını, iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine işverenin 3. kişi adına bu bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını belirterek, icra takibine konu bono sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, kanuni süresi içinde taraflar temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …’in tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine rağmen kötüniyet tazminatından yalnızca davalı …’in sorumlu tutulması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Kararın hüküm kısmının dördüncü bendinin çıkartılarak yerine; “ 4)6.800 TL kötüniyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı dışındaki temyiz edene yükletilmesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.