Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/22396 E. 2014/25355 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22396
KARAR NO : 2014/25355
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2013/594-2014/184

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 14.08.2000-24.01.2009 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin net 1.040,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek arttırmıştır.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiğini, hafta tatili çalışmasının bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, ücretinin asgari ücret olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ücretinin bozma ilamına uygun olarak yeniden belirlendiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Zamanaşımı sebebiyle reddedilen alacaklar yönünden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
Dosya içeriğinden, ilk kararın, “….mahkemece, sekiz yıllık çalışan davacının bu hizmetini hiçe sayarak sebepsiz bir biçimde işyerini terketmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, bu sebeple iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak fesih edildiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle feshin işverence haksız olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davacı işçinin işverence işten çıkarıldığını iddia etmesine rağmen işten çıkış sebebi anlaşılamamış, buna karşın işverence devamsızlık tutanakları sunulmuştur.
Davalı işverenin feshe ilişkin belgeler sunması ve davacının fesih sebebine ilişkin açık beyanda bulunmaması, işverene gönderdiği ihtarnamede tazminatlarının ödeneceğinin söylendiğini belirtmesine rağmen bu konuşmalar ve fesih süreci ile ilgili beyanda bulunmamış olması karşısında, davacı işten çıkış sebebi ile ilgili isticvab edilerek, davacı ve şahitlerinin devamsızlık tutanakları hakkındaki beyanları alındıktan sonra feshin işverence haklı veya haksız olarak yapılıp yapılmadığı hususunun tesbit edilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı şahitlerinin beyanlarına göre davacının, hafta içi beş gün 08:00-18:00 arası on saat çalıştığı, bir saat ara dinlenmesi düşüldüğünde dokuz saat çalıştığı, Cumartesi günleri 08:00-13:00 arası beş saat çalıştığı, yarım saat ara dinlenmesi düşüldüğünde 4,5 saat çalıştığı, toplam 49,5 saat çalıştığı, 45 saatin düşülmesiyle 4,5 saat fazla çalıştığı, çalışmanın daha geç saatlere kadar uzadığı sebebiyle haftada altı saat daha fazla çalışma yaptığı, buna göre 10,5 saat fazla çalıştığı kabul edilmiş ise de, işin uzadığı zamanlar açıkça belirlenerek, bu sürelerde vardiyalı çalışma yapıldığı dikkate alındığında gece vardiyasının başladığı 20:00’ye kadar çalışıldığının kabul edilmesi, onbir saatin üzerinde çalışma yapıldığından 1,5 saat ara dinlenmesi düşülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Kabule görede, davalı yararına zamanaşımı sebebiyle reddedilen alacak miktarı dikkate alınarak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, buna ilişkin karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, ilk kararın “….davalı yararına zamanaşımı sebebiyle reddedilen alacak miktarı dikkate alınarak avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, buna ilişkin karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu ortada iken bozmadan sonra verilen kararda bozmaya uyulmasına rağmen davalı yararına avukatlık ücretine yine hükmedilmeyerek bozma ilamının gereğinin yerine getirilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.