YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23700
KARAR NO : 2014/25855
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2013
NUMARASI : 2012/68-2013/733
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş veren nezdinde, M.. Park’da 19.10.2009 tarihinde işe başladığını, kısa bir süre içerisinde sınavı kazanarak şef olduğunu, iş sözleşmesinin 16.01.2012 tarihinde iş verence haklı bir sebep göstermeksizin fesh edildiğini, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin temizlik hizmeti verdiği M.. Park Alışveriş Merkezinde 19.10.2009 tarihinde imzalanan belirsiz süreli hizmet sözleşmesine istinaden temizlik hizmet şefi olarak çalışmaya başladığını, davacının iş sözleşmesinin asıl iş veren M.. Park Alışveriş Merkezinin isteği doğrultusunda performans yetersizliği ve usulsüzlük sebebi ile haklı sebeple fesh edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli sebeple yapıldığının ispat edilememesi sebebiyle davanın kabulüne, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya 18.01.2012 tarihinde tebliğ edilen fesih yazısına göre, hizmet vermekte olunan Malatya Park Alışveriş Merkezi projesindeki işverenin isteği doğrultusunda performans yetersizliğiniz ve usülsüzlük sebebi ile iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 17. maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebeple feshedilip edilmediği noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. Yazılı şekil şartına uymamak ve yazılı fesih bildiriminde, fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. Yine aynı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, dosya içeriğine göre davacının davalı işverenin anlaşmalı olduğu işyerinden biri olan dava dışı asıl işveren tarafından disiplin soruşturması ile tespit edilen iş yeri kurallarına aykırılığı dikkate alınarak dava dışı işyerinden gelen şikayet üzerine davalı şirketin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca feshettiği, fesih bildiriminin usulüne uygun olarak yazılı biçimde ve disiplin soruşturma neticesinde talep edilen savunma da dikkate alınarak yapıldığı, bu anlamda feshin geçersizliğin doğuran bir unsurun bulunmadığı görülmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı işyerinde temizlik hizmet şefi olarak çalışan davacının işyeri kurallarına uymadığı, şahit sıfatı ile dinlenen çalışanların beyan ettiği ve davacı tarafından çalışma noktası doğrulandığı üzere, mesai saatleri dışında zaman zaman işyerine ait malzemeler ile farklı işyerlerinde temizlik hizmeti ifa ettiği, bu hususta yapılan disiplin soruşturması ile söz konusu kural ihlallerinin tespit edildiği gerekçesi gözetilip geçerli sebebe dayanılarak iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde davalı işverenin objektif iyi niyet kurallarına göre davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez olup işveren tarafından feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmıştır.
Açıklanan sebeplerle feshin geçerli olduğunun kabulü ile 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 29.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.