YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24540
KARAR NO : 2015/34798
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının bir kısım usulsüz işlemlerinin müfettiş incelemesi ile sabit olduğunu, uzun süre çalışan olması sebebi ile emeklilik işlemlerine onay verildiğini ancak tazminatının ileride ortaya çıkabilecek zarar karşılığ için ödenmediğini ileri sürerek mevsimlik çalışan olduğunu ve işten kendisinin ayrıldığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda 03.04.2012 tarihli Disiplin Kurulu Kararında davacının, müfettiş tespitleri gibi usulsüz kota uygulmalarında bulunduğu kabul edildiği halde davacının talebi gözönüne alınarak emeklilik işlemlerinin başlatılmasına karar verilmiştir. Fesih tek taraflı iradi bir işlem olup haklı sebep gerçekleşmiş olsa dahi işveren bu sebeple fesih etmeyebilir. Olayda işyerinde yapılan inceleme sonucunda ulaşılan tesbit ve kabullere göre haklı fesih sebebi bulunduğu iddiasına rağmen davalı işverenin iş sözleşmesini feshetmeyerek davacının talebi gözönüne alınarak emeklilik işlemlerini başlatılması uygun görülmüştür. Davacı, davalı işverenin bu kararından da önce 26.03.2012 tarihinde işten ayrılarak, 27.03.2012 tarihli tahsis talep dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kuruma yaşlılık aylığı için başvurmuş ve davacıya aylık bağlanmıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin feshinin hem davacı hem davalının kabulü açısından emeklilik sebebiyle gerçekleştiği sabittir. Buna rağmen mahkemece davacının eylemleri sebebiyle davalının yüksek oranda zararı çıkacağı gerekçesi ile kıdem tazminatını reddetmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç :
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.