Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/24860 E. 2014/25484 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24860
KARAR NO : 2014/25484
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2014
NUMARASI : 2013/662-2014/383

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin yeterliliğe etki eden davranışsal sebeplerle iş sözleşmesinin muhatabı olmayan P… İnş. Taah. San. ve Tic. A. Ş. tarafından feshedildiğini, feshin geçerli sebebe dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir
Davalı vekili, davacının iş düzeni ve disiplini ile ilgili hususlara aykırılıklar gösterdiğini, şantiyede ve iş kurallarına uygun olmayan hareketlerde bulunduğunu, amirinin sözlü uyarılarına rağmen bu husustaki uyumsuzluğunu devam ettirdiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(h) bendinde işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi sonucu haklı fesih sebepinin açıkça oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğinin işverence ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesinin 2013/21554 esas, 2013/18832 karar sayılı 13.09.2013 tarihli kararı ile özetle “…işe iade davalarında öncelikle dava ön şartlarının mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.Bu itibarla, dosyadaki mevcut belgelere göre iş sözleşmesinin fesih tarihi kesin olarak anlaşılamamaktadır. Davanın süresinde açılıp açılmadığı belli değildir. Fesih ile ilgili belgeler taraflara gösterilerek, fesih tarihi konusundaki beyanları tespit edilmeli ve buna göre davanın süresinde açılıp açılmadığı saptanmalıdır. Belirtilen yönler dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır.
Dosya içeriğine göre, fesih ile ilgili belgeler arasında bulunan ve davacının imzasını taşıyan el yazılı belgede; davalı tarafça 25.02.2012 tarihi itibariyle işten çıkarıldığının bildirildiği ve aynı tarihte işine son verildiği belirtilmiştir. Anılan belgedeki yazı ve imza davacı tarafça kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı taraf el yazılı belgeyi yazdıktan iki gün sonra imzaladığını iddia etmiş ise de bu hususu kanıtlayamamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin 25.02.2012 tarihinde sona erdiği ve aynı gün davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise 27.03.2012 tarihinde açılmıştır. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Dairemizce anılan süresinin başlangıcı, fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebi ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 49,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.