YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25349
KARAR NO : 2014/28044
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2014/83-2014/308
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin 13.04.2012 tarihinde haksız bir şekilde sona erdirildiğini, davalı şirketin ekonomik krizi bahane göstererek bir takım bölümleri kapatacağını belirterek davacının iş sözleşmesine son verdiğini, davacının O.. uzmanlığına sahip olduğunu, davalı işverenin tüm olumlu gelişmelere rağmen kriz bahanesiyle davacının iş sözleşmesini feshettiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bizzat J.. C.. için yürütülen proje sebebi ile kurulan birim için işe alınarak görevlendirildiği, J.. C.. şirketi yetkililerinin davalı şirketle yaptıkları görüşmelerde J..C..’ün mali krizde olduğu ve yakın zamanda yürütülen işlerin büyük bir bölümünün iptaline gidileceği bildirildiğinden, alınan yönetim kurulu kararı doğrultusunda, son çare olarak fesih yoluna gidildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının haksız olarak işten çıkartıldığı belirtilerek davacının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, davalı şirketin en önemli müşterilerinden olan J.. C.. Şirketi arasındaki işlerin ekonomik sebeplerle büyük bölümünün iptal edildiği, bu sebeple iptal edilen işlerin etkisi doğrultusunda şirketin devamlılığı ve çalışanların tamamının bu durumdan etkilenmemesi için şirket yönetiminin işletmesel ve zorunlu sebeplerle 01.03.2012 tarihinde yeniden yapılanma kararı aldığı, bu karar sebebi ile davacının da içinde bulunduğu bazı pozisyonların ortadan kaldırılarak yeni bir yapılanma zorunluluğu doğduğu gerekçesi ile sona erdirilmiştir.
Fesih sebebine ilişkin olarak işletmesel kararın tutarlı uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi gerektiği belirtilerek kararın Dairemizce bozulması üzerine; mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamada, mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Söz konusu raporda “Davalı işyerinde fesih ve sonrası dönemde genel olarak personel sayısı açısından bir küçülme yaşandığı görülmekle beraber, işe alınan kişilerden bazılarının davacının çalıştığı projeye farklı bir pozisyonla, bazısının ise davacının yaptığı işten daha az deneyim gerektiren ya da benzer bir pozisyona olduğu ve davacının vasfına da uygun olabilecek nitelikte personeller alındığı kanaatinin oluştuğu bu nedenle işçinin işe iadesine karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir. Ancak dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı şirketin “Johnson Controls” şirketine danışmanlık hizmeti verdiği, ekonomik şartlardan dolayı adı geçen şirketin işlerinin büyük kısmını iptal ettiği; davalı şirketin yönetim kurulu kararı alarak değişik tedbirlere başvurduğu, bu kapsamda istihdam fazlalığı oluştuğu için, bir kısım işçilerin işine son verdiği anlaşıldığı gibi, davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi öncesi ve sonrası yeni alınan personelin davacı ile aynı konum ve görev tanımına uygun nitelikte olmadıkları, davacının çalıştırıldığı projenin de sonlanması sebebiyle yerine yeni personel alımının söz konusu olmadığı ve davalı şirketin tutarlılık ilkesine riayet ettiği anlaşılmaktadır.
Keza, Dairemizin emsal nitelikli 2014/10376 ve 2014/13492 esas sayılı dosyaları dikkate alındığında, yapılan feshin işleminin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 980,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.