Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/25882 E. 2014/25912 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25882
KARAR NO : 2014/25912
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2013/666-2014/727

Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Türk T.. A.Ş. vekili, müvekkil şirket ile davacı arasında iş ilişkisi olmadığını, davacının dava dışı A.. A.. çalışanı olduğundan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı A.. A.. vekili, müvekkil şirketin Türk T.. A.Ş. grubunda olmakla beraber ayrı bir organizasyon yapısına sahip olduğunu, işinin çağrı işi olduğunu, davacının eylemleri sebebiyle müşteri şikayeti olduğunu, tüm uyarılara rağmen iş disiplinine uygun hareket etmediği ve işini yerine getirmediği gerekçeleriyle geçerli sebeple iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece. % 62 oranında engelli olan davacı hakkındaki “işe geç gelme, mesai sırasında işe ara verme, mola süresinin aşılması” olgularının davacının rahatsızlığından ileri gelip gelmediğinin, davacıya özel mola süresi gerekip gerekmediğinin ve işe geç başlamanın iş yerinde engelliler için yeterli ekipman bulunmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının iş verence araştırılıp saptanmadığı, bu sebeple feshih gerekçesinin işverence ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/11. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak iş yerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu iş yerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 01.11.2010 – 11.04.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 17. ve 18. maddelerine göre feshedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece feshin geçersizliğine hükmedilmiş ise de, 2012 ve 2013 yıllarında davacı hakkında çok sayıda eksik iş yapması sebebiyle tutanak tutularak savunması istendiği, davacının da eksik çalışma olgusunu kabul ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının davranışları iş akışını bozucu nitelikte olup, artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Feshin geçerli sebebe dayanması sebebiyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davan m REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 29.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi