YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26502
KARAR NO : 2014/36232
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Bursa 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2013
NUMARASI : 2012/167-2013/355
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihabr tazminatı ile birtakım alacaklarını davalıdan istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını, dolayısyla iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet süresi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı davalı işveren işyerinde 07.04.2004 ile 22.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiş davalı ise 03.04.2008 tarihinde başladığını savunmuştur. Mahkemece, gerekçe kısmında davacının 03.04.2008 – 20.03.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul etmesine rağmen hüküm kısmında davacının 07.04.2004 ile 20.03.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hazırlanan bilirkişi raporunun alternatif hesaplamasının sonucu için hüküm kurulduğu görülmüştür. Dolayısıyla gerekçe ve hüküm kısmının birbiri ile çeliştiği tespit edilmiştir. Davacının çalışma süresi; sigortalı hizmet cetveli, sigorta giriş bildirgesi de hizmet süresi başlangıç tarihi yönünden mahkemenin gerekçesini doğrular şekilde 03.04.2008 tarihini gösterdiği ve davacının 03.04.2008 tarihinden önce davalı iş yerinde çalıştığını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece gerekçe kısmındaki gibi 03.04.2008 – 20.3.2012 tarihlerini içeren bilirkişi raporu hesaplamalarının üzerinden hüküm kurularak çelişkinin giderilmesi gerektiğinden, mahkemce 07.04.2004 ile 20.03.2012 tarihli hizmet süresine göre hazırlanan bilirikişi raporunun sonucuna ilişkin hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
3-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Mahkemece, davacının, 20.03.2010 tarihinde, izin istemesi üzerine, işverence hakaret edilerek işten çıkarıldığı, devamsızlığına dair tutanakların da davacının işten çıkarılmasından ve iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshinden sonraki günler için tek taraflı olarak tutularak ihtarname gönderildiği ve işten çıkış işlemlerinin yapıldığı sonucuna varılarak iş sözleşmesinin, davalı tarafından devamsızlık tarihlerinden önce sebepsiz fesih edildiği, dolayısyla davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazmiantının kabulüne karar vermiştir.
Davacının dosya içerisinde yeralan 19.03.2012 tarihli 26.03.2012-25.04.2012 tarihleri arasında otuz günlük ücretsiz izin kullanmak isteğinde bulunduğu dilekçesini işverene sunduğu, davalının da, davacının izne çıkmasının uygun olmadığına ilişkin pusulayı davacıya bildirdiği görülmüştür. Davacının izne dair dileçesini ibraz ettiğinin ertesi günü yani 20.03.2012-25.03.2012 tarihleri arasında devamsızlık yaptığına ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Davacının bu sırada 23.03.2013 te Bölge Çalışma Müdürlüne başvuru dilekçesi verdiği “20.03.2012 günü ücretsiz bir ay almak üzere izin istedim. Ama bana kızarak bağırdılar bende izin vermiyorsanız tazminatımın verilerek çıkışımın yapılabileceğini söyledim. Onlar razı gelmedikleri için işi bıraktım” şeklinde ifadelerin yeraldığı da dosya kapsamında sabittir. Davacıya 26.03.2012 tarihinde noter kanalı ile yapılan mazeret bildirmesine yönelik ihtarda cevap vermediği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı işveren arasında izin isteme konusunda tartışma yaşandığı, davacının tartışma sonrasında kendisine izin verilmemesi halinde tazminatlarını talep ettiği bu isteği de kabul edilmeyince işyerini terkedip bir daha gelmediği anlaşılmıştır. Davacının Bölge Çalışma Müdürlüğünde ki ifadeleri de bunu doğrulamaktadır. Bu kapsamda mahkemce davacının haklı bir sebep olmadan iş sözleşmesini feshettiği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekmektedir. Mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm kurması hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgililere iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.