Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/27277 E. 2014/29812 K. 31.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27277
KARAR NO : 2014/29812
KARAR TARİHİ : 31.10.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2014
NUMARASI : 2013/362-2014/367

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, yetki tespiti için yapılan başvuru tarihinde müvekkili işverene ait işyerlerinde çalışan işçi sayısının 89 kişi olmayıp 114 kişi olduğunu, işçilerin büyük çoğunluğunun da başvuru tarihinden önce davalı sendikadan istifa ettiklerini iddia ederek davalı bakanlıkça yapılan olumlu yetki tespitinin iptalini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, yapılan tespit işleminin yasalara uygun olduğunu, ayrıca üye kayıt fişlerinin üç iş günü içinde işverene gönderilmemesinin yetki tespit işleminin iptalini gerektirmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı sendika vekili ise, müvekkili sendikanın davacının işyerlerinde çoğunluğa sahip olduğunu, hesaplama yapılırken işveren vekilleri ile şirket ortaklarının düşülmesi gerektiğini, ayrıca davacının İstanbul işyerinde çalıştığı gözüken 17 kişinin gerçekte leasing şirketi çalışanı olmalarına rağmen davacı şirketin işçisi olarak gösterildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere bilirkişi raporuna dayanılarak davalı sendikanın davacı işverenin işyerlerinde çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı sendikanın davacıya ait işyeri ya da işyerlerinde çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı ve bu itibarla olumlu yetki tespitinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle, olumlu yetki tespit işlemi konusunda taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık yetkili iş mahkemesince çözülmelidir.
Mahkemece daha önce verilen davanın kabulü yönündeki karar yetkili mahkeme olunup olunmadığının belirlenmesi noktasından bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyularak karar yetkili olunduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmiş ise de, bu kez karar herhangi bir araştırmaya dayalı olarak değil sadece bozma kararında belirtilen seçeneklerden birinin seçilmesi suretiyle yetersiz dosya kapsamına dayanılarak verildiği gerekçesiyle tekrar bozulmuş ve bozmada önceki bozmadan farklı olarak değişen dosya kapsamına göre yetkili mahkemedeki ihtimal ve seçenekler sınırlandırılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen halen ilk bozmada yer alan seçeneklere göre karar vermesi yerinde değil ise de ortada merkezi İstanbul’da yer alan iki işyerinden oluşan bir işletme bulunduğundan ulaşılan sonuç itibariyle mahkemenin yetkili olduğu görülmüş ve bu husus davanın mahiyeti de dikkate alınarak yeniden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yetkili mahkemenin bu şekilde belirlenmesinden sonra ise davanın esası hakkında değerlendirme yapılması gerekirse; davalı sendika borçların yapılandırması kapsamında davacının leasing şirketi ile anlaşma yaptığı ve bu şirketin işçilerini, muvazaalı olarak Kozyatağı’ndaki merkez işyerinde kendi işçisi gibi gösterdiğini iddia etmiştir. Mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamış, gerekçesinde de muvazaa iddiasının neden kabul edilmediği açıklanmamıştır. Bu hususta gerekirse yerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması ve durumun tespiti, varsa davacı ile borcun yeniden yapılandırılması sözleşmesi yapan şirket arasındaki sözleşmenin getirtilmesi, söz konusu işçilerin hizmet döküm cetvellerinin, işe giriş bildirgelerinin celp edilmesi ve muvazaa iddiasının değerlendirilmesi gereklidir. Bunun yapılmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.