YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28193
KARAR NO : 2014/33294
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2012/431-2013/420
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde 03.10.2010-0.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacakları ödenmediği için iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, işyerinde fazla mesai yapılmadığını, yıllık ücretli izini kullandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı, fazla mesai ücretlerini yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatiller çalışmalarının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil Niteliğindedir. Ancak, çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışma yapıldığı ve ulusal bayram genel tatillerde çalışıldığının yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Dosya içeriğinden,davacının, 10.07.2012 tarihli ihtarname ile, mesai saatlerinin belli olmadığı, resmi tatillerde çalıştırıldığı, yıllık izin günlerinin yarısının ödenip yarısının ödenmediği, sekiz saat yerine on saat çalıştırıldığı, aradaki iki saatlik mesai ücretinin verilmediği, hafta içi ve hafta sonu zorla mesaiye bırakıldığı, sebepleriyle kendi isteğiyle işten ayrıldığını belirterek tazminat ve alacaklarının ödenmesini talep ettiği, ihtarnameye not olarak, mesailerinden dolayı bankaya yatırılması gereken ücretinin, asgari ücret üzerinden yatırıldığını, fazla mesailerinin yatırılmadığını ve elden verildiğini, belirttiği, işverenin, davacının ihtarnamesinde belirttiği hususları kabul etmeyerek, mazeretsiz olarak işe gelmediğini, işten kendisinin ayrıldığını ileri sürdüğü, 09.07.2012, 10.07.2012, 11.07.2012 ve 12.07.2012 tarihlerinde işe gelmediğine dair devamsızlık tutanakları tuttuğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının yazılı oluru alınmadan fazla çalışma yaptırıldığı sebebiyle, işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshi şartlarının oluştuğu, kaldı ki, devamsızlık tutanaklarının davacının ihtarname göndermesinden bir gün önce tutulmaya başlandığı gözetildiğinde, ilk gün hariç diğer günlerde davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini beyan ettiği tarihten sonra tutulan devamsızlık tutanakları dikkate alınamayacağından, iki gün üst üste işe gelmeme şartının oluşmadığı ortadadır. Ancak, bir kısım imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkukları bulunmaktadır. Mahkemece, davacıdan imzası ile ilgili beyanı alınarak, imzaların davacıya ait olduğunun tesbiti halinde, bu aylar dışlanarak bu alacak miktarlarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.