YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28515
KARAR NO : 2014/29251
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ : Yozgat İş Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2013/323-2014/199
Hüküm süresi içinde davalı Ç.. M.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
İş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin geçerli bir sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı Ç.. M.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı Maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine Göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; işveren tarafından düzenlenen fesih bildiriminde, davacının 24.02.2012 tarihinde kuruma ait araca kurum personeli olmayan kişileri alarak gezdiği, daha öncede kurum aracı ile ile uygunsuz işler yaptığının tutanakla belirlendiği ve tüm uyarılara rağmen bu ihlallere devam ettiği ileri sürülerek iş akdinin feshedildiği belirtilmiştir.
Davalı işveren tarafından 24.02.2012 tarihinde davacının araca kurum personeli olmayan kişileri aldığına ilişkin düzenlenmiş bir tutanak ibraz edilmemiş ise de; davacı dava dilekçesinde, borcu nedeni ile elektriği kesilen Anış Kazancı isimli aboneyi kuruma ait araca aldığını beyan etmiştir.
Öte yandan dosya içerisine işverence ibraz edilen belgelerin incelenmesinde, davacıya 10.09.2011 tarihinde sevk ve idaresindeki şirkete ait araç ile hız sınırın aşma eylemi nedeni ile uyarı cezası verildiği, 17.07.2011 tarihinde ise görevlendirme olmaksızın ve amirlerine bilgi vermeksizin sevk ve idaresindeki araç ile Boğazlıyan İlçesi Yamaçlı kasabasına gittiği yönünde amiri tarafından tutanak düzenlendiği görülmektedir.
Ayrıca, davacının 07.03.2012 tarihinde sevk ve idaresindeki aracı ehliyet sahibi olmayan bir başka çalışanın kullanımına bıraktığı ve aracın zarar görmesine sebebiyet verdiği de, davacı tarafından el yazısı ile düzenlenen 21.03.2012 tarihli savunma belgesi içeriği ile sabittir.
Davacı işçinin bu davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, bir bütün halinde değerlendirildiğinde iş yerinde işin görülmesini olumsuz etkileyen davranışlardır. Bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır . Fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 230,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 28.10.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.