YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29904
KARAR NO : 2016/2163
KARAR TARİHİ : 27.01.2016
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret alacağı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 23.03.2011 tarihinde bildirimsiz ve sözlü olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığı ve emeklilik dolayısıyla iş sözleşmesini feshettiği, ayrıca feshin haklılığının ve ihbar süresinin kullanıldığının işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı ile genel tatil, yıllık izin ve ücret alacakları hüküm altına alınmıştır.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince hakimin, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 23.03.2011 tarihinde bildirimsiz ve sözlü olarak feshedildiğini iddia etmiş olmasına rağmen, mahkemece davacının emeklilik sebebiyle 01.08.2011 tarihinde iş sözleşmesini feshettiği ve ayrıca feshin haklılığının işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle, dosya içeriğine uygun olmayan bir değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.