YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31253
KARAR NO : 2014/32973
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/09/2014
NUMARASI : 2013/1938-2014/909
Hüküm süresi içinde davalı ve fer’i müdahil avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının, dava dışı A… Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.’nin işçisi olarak T.. A..’ye ait işyerinde 23.03.2009-27.08.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı Telekom vekili, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketler arasında muvazaalı işlem olmadığını, işkolu tespit kararına göre A… Rehberlik işyerlerinin ticaret, büro, eğitim, işkoluna girdiğini belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı A..Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, dinlenen davacı şahitleri davacının işini gerektiği şekilde yaptığını, görevini kötüye kullanmasının sözkonusu olmadığını, mola aşımı yapıldığında telafi çalışması yaptığını, Çubuk’ta ikamet etmesi sebebiyle vardiyaya biraz erken başladığını ve Çubuk’a giden son aracı kaçırmamak için biraz erken çıktığını, davacının zor durumda kalmaması için vardiyasının işveren tarafından durumuna uygun şekilde düzenlemenin mümkün olduğunu ancak bunun yapılmadığını beyan etmişler, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 09.06.2014 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin feshine gerekçe gösterilen olayların haklı ya da geçerli fesih sebebi oluşturacak ağırlıkta olmadığı gibi tutulan tutanaklarla davacıya üst üste ceza vermekle yetinildiği, feshe son çare olarak başvurulmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının kabulü cihetine gidilmiştir.
Hüküm davalı A..şirketi ve Türk T…tarafından kanuni süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Türk T…A.Ş.’nin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 23.03.2009-22.08.2013 tarihleri arasında çağrı merkezi temsilcisi olarak çalıştığı, sendika üyesi olduğu, iş sözleşmesinin 27.08.2013 tarihli fesih bildirimi ile, “daha önce de yapmış olduğunuz iş ile ilgili hakkınızda birçok tutanak tutulmasına işyeri ile imzaladığınız iş sözleşmesine ve çalışma düzenine aykırı davranışlar göstermeniz, işinize karşı ciddiyetsizliğiniz, işin gereklerini ikazlara ve geri bildirimlere rağmen yerine getirmemeniz ve işyerine karşı sergilediğiniz sorumsuz tutumlarınız nedeni ile, iş sözleşmenizin 27.08.2013 TARİHİNDE 25/II gereğince tazminatsız feshine” karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, davacı hakkında daha önce tutulan 14.08.2012 tarihli müşteri ile polemik, 29.09.2012 tarihli başarı puanının ortalama altında kaldığı, 27.11.2012 tarihli sisteme geç giriş, 30.01.2013 tarihli variya uyumsuzluğu, 04.02.2013 tarihli vardiya uyumsuzluğu, 02.08.2013 tarihli üç gün kurum doktoru onaysız rapor kullanıldığı, 02.08.2013 tarihli molayı iki dakika fazla kullandığı yönündeki tutanaklar ve istenen savunmaların gösterdiği davacı tutum ve davranışlarının haklı fesih sebebi ağırlığında olmadığı, ancak geçerli bir fesih şartlarını taşıdığı gözetildiğinde, bu sebeple işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 170,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.