Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/31320 E. 2014/33383 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31320
KARAR NO : 2014/33383
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/1494-2014/255

Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı PTS şirketi işçisi olarak gözükmesine rağmen diğer davalı şirket nezdinde 01.10.2007-17.05.2010 tarihleri arasında yurtiçi tır şoförü olarak net 1.250,00 TL ücretle çalıştığını, işe girişte %35 olarak belirlenen yakıt oranının bilgisi ve rızası dışında %32’ye indirilmesi karşısında işverene bu tek taraflı değişikliği kabul etmediğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, keza hafta tatilleri ile genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini, iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücretleri alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili R.. şirketinin birçok taşıma işleminin ihalesini aldığını ve bu işin ifası için başka şirketlerle istisna sözleşmesi imzaladığını, müvekkili R.. şirketinin davacının işvereni diğer davalı PTS ile akdettiği istisna sözleşmesi uyarınca Samsun B.. sigara fabrikasının taşıma işini kendi işçileri vasıtasıyla üstlendiğini, davacının da PTS tarafından bu işte görevlendirilen sürücülerden biri olduğunu, bu itibarla R.. şirketinin davacı üzerinde yönetim yetkisi olmadığı gibi işçilerin sevk ve idaresini bizzat PTS şirketinin üstlendiğini, davacı ve birkaç işçinin 17.05.2010 tarihinde kendilerine kullanmak üzere müvekkili şirketçe tahsis edilen araçlarına verilen yakıt tutarının azaltılmış olduğunu beyan ederek, diğer şoförleri de kışkırtarak toplu olarak iş bırakma eylemi yaptıklarını, hatta çalışmak isteyen sürücüleri de tehdit ederek onların çalışmalarına engel olduklarını, davacının iş sözleşmesinin bu kapsamda haklı sebeple feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, davacının da fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışma yapıldığında ise bunun ücretinin ödendiğini, yine hafta ve genel tatillerde işyerinde çalışma yapılmadığını, davacıya kullandırılmayan izinlerinin ücretlerinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalılara arasında organik bağ olduğu ve davacının taleplerine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyada fesih konusu yapılan eyleme ilişkin savcılık dosyası, davalı şirketler ve dava dışı Reytaş şirketi arasındaki ilişkilere dair belgeler bulunmamaktadır. Öncelikle savcılık dosyası ile bu belgeler getirtilerek husumet ve fesih konusunun değerlendirilmesi gerekirken eksik dosya kapsamına göre karar verilmesi yerinde değildir.
2-Ayrıca dava kısmi dava olarak açılmış olup bilirkişi seçenekli olarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece hangi seçeneğe itibar edildiği de açıklanmaksızın karar verilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyizlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı işçinin çalışırken almış olduğu aylık ücretin miktarı yargılamanın önceki aşamasında (ilk bozmadan önce) tespit edilmiştir.
Bozma ilamında ücretin miktarına yönelik herhangi bir atıf yoktur. Bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleşen aylık ücret miktarının dışına çıkılarak, sonradan farklı bir ücret miktarının hükme esas alınması hatalıdır.
Yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesinde olduğundan sayın çoğunluğun görüşünden kısmen farklı düşünmekteyim. 26.11.2014