Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/31653 E. 2014/33011 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31653
KARAR NO : 2014/33011
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ : İzmir 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2014
NUMARASI : 2013/665-2014/336

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; fesih bildiriminde belirtilen sebeplerin soyut ve gerçek dışı olduğu iddiası ile, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca davacının performans yetersizliğine dayanılarak geçerli sebeple feshedildiğini, fesih işleminde usul ve kanuna uygun hareket edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iki farklı şubenin sorumluluğunu üstlenmesi, yetişmiş personel sıkıntısı çekmesi, banka işlemlerindeki önceliğin şube müdürünün müşteri ziyaretleri ile yeni müşteri kazanımlarında yapacağı ziyaretleri engellemesinde etkili olduğu ve bu durumun da davacının performans değerlendirmesinde lehine dikkate alınması gerektiği gerekçesi ve işveren feshinin geçerli sebebe dayanmadığı kanaati ile davanın kabulüne, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine, beş aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesine ve boşta geçen süre için en çok dört ay tutarında ücret ve diğer hakların davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesine göre; iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş; ancak, harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. madde yollaması ile aynı Kanun’un 426/D maddesi gereğince işlem yapılması ve yedi günlük kesin süre verilmesi gerekir. Sekiz Günlük süre içinde temyiz edilmeyen temyiz defterine kaydı yapılmayan veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan kararlar kesinleşmiş olur.
Gerekçeli kararın 21.07.2014 tarihinde usulüne uygun olarak taraf vekillerine tefhim edildiği anlaşıldığından, 1086 sayılı Kanun’un 432. madde yollaması ile aynı Kanun’un 426/F maddesi gereğince süre aşımı sebebiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya kapsamındaki delillere göre; mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Davacı temyizi yönünden, fesih sebebine ve davacının kıdemine göre davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Sonuç:
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak altı aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 148,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 24.11.2014 tarihinde Oybirliği ile karar verildi.