Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/31847 E. 2014/33017 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31847
KARAR NO : 2014/33017
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2014
NUMARASI : 2012/334-2014/480

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2005 yılından itibaren ihracat departmanında satış müdürü olarak çalıştığını, davacının şirket politikasına, çalışma prensiplerine ve acentalık sözleşmesine aykırı olarak müşterilere donatanın verdiği fiyatlardan farklı fiyat uygulamaları yapmak suretiyle fatura ve ücretlerde hukuka aykırı olarak manipülasyon ve değişiklikler yaptığı 3. kişilere veya şirketlere komisyon ödemek için anlaşmalar yaparak yetkisini kötüye kullanmak suretiyle şirket zararının doğmasına sebep olduğunu, bu sebeple davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 25.10.2010 tarih 2009/284 esas 2010/745 karar sayılı karar, Dairemizin 03.04.2012 tarih 2011/10209 esas 2012/6210 karar sayılı ilamı ile bozulmakla, bozma ilamına uyma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde davacının davalı şirketi zarara uğratmadığının kesinleşmiş olması karşısında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Dosya içeriği ve delil durumuna göre, davalı şirketin taşıma işleri komisyonculuğu bölümünde satış müdürü olarak görev yapan davacının; müşterilere, donatan ile davalı şirket tarafından yayınlanan tarifelerle belirlenen fiyat aralıklarının altında fiyat vererek şirket prosedürlerine aykırı hareket ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, yaptığı bu eylemler ile işverenin talimatlarına tam anlamıyla uygun davranmadığından taraflar arasındaki güven ilişkisi zedelenmiştir. Bu durumun haklı sebep ağırlığında olmasa bile, iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep boyutunda olduğu açıktır. Bu aşamadan sonra iş sözleşmesinin sürdürülmesi davalı işverenden beklenemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Belirtilen sebeple, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.165,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.