YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32928
KARAR NO : 2014/37425
KARAR TARİHİ : 31.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/713-2013/155
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili şirketin İç Anadolu Bölge Müdürlüğü hasar bölümünde çalışan davalı işçinin, üretilen zarar formları ile hasarlı araçların zarar işlemlerinde usulsüzlük yapmak suretiyle ondokuz dosyada şirketi toplam 10.464.65 TL zarara uğrattığını belirterek, bu miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili işçinin asılsız zarar formu düzenlemesinin mümkün olmadığını, formun muhasebe servisi aracılığıyla genel müdürlükçe onaylandığını, davacının böyle bir form düzenleme yetkisi olmadığından zarar sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının zarar formu düzenleme yetkisi olmasa dahi, zararın meydana gelişindeki sorumlulardan olduğu, diğer faillerin tespit edilememesinin müteselsil sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının zarara sebebiyet veren kişilerden olduğu temelinde aleyhe hüküm kurulmuş ise de bu neticeye ulaşılmasındaki gerekçe ortaya konulmamıştır. Haksız fiil sebebiyle sorumluluğa hükmedilebilmesi için öncelikle zarar tespit edilmeli, zarar ile buna sebebiyet verenler arasındaki illeyet bağının varlığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, şirket zararının ne şekilde meydana geldiği, davacının usulsüzlük yaptığı iddia edilen zarar formlarını düzenleyip düzenlemediği, bu formların usulsüz düzenlenmesi ile zararın ne şekilde meydana geldiği, davacının böyle bir görev ve yetkisi bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmamaktadır.
Bu sebeple, öncelikle davalı şirketten davacının görev tanımı getirtilerek, davacı tarafından sebep olunduğu iddia edilen zararın ne olduğu ve miktarı tam olarak tespit edilmesi gerekir. Belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidildikten sonra dosya içindeki bilgi ve belgeler yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuyla sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine. 31.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.