Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/34020 E. 2014/36416 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34020
KARAR NO : 2014/36416
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi
TARİHİ : 23/06/2014
NUMARASI : 2013/549-2014/407

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı tarafından performansı yeterli seviye ulaşmadığı gerekçesiyle haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının çalışma verimliliğinin alman her türlü tedbire, verilen her türlü eğitim, gözetim çalışmalarına rağmen düzeltmemesi sebebiyle sözleşmenin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı işçinin kendisinden beklenen hedefleri gerçekleştiremediğine ilişkin kayıtlar tutulup, davacının performansını yükseltmek için iyileştirme havuzuna alınarak eğitim ve danışmanlık işlemine tabi tutulduğu, ancak fesih tarihine kadaıki dönemde gelişme sağlanamadığı sözleşmenin devamının işverenden beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli Bir sebebe dayanmak zorundadır.
Yetersizlikten kaynaklanan nedenler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacının ilaç tanıtım mümessili olarak 16.12.2002 tarihinde işe başladığı 2011 yılına kadar davacı hakkında performans sebebiyle yapılmış bir tespit olmadığı, performans denetiminin işyerinde uygulanan IMS isimli bir yazılım aracılığıyla yapıdığı ve 06.09.2013 tarihinde iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, performans kriterleri somut olarak ortaya konulup davacıya tebliğ edilmediği gibi yapılan değerlendirmelerin hangi esaslara göre tespit edildiği de anlaşılmamaktadır. Performans ölçümünü yapan IMS sisteminin, davacının kişisel özellikleri, benzer özelliklere sahip çalışanlara göre gerçekleştirebileceği iş miktarı ile pazar durumunu ölçmekten ziyade satışa odaklı olduğu, bu bakımdan davacının performansını tam olarak yansıtmadığı, netice olarak işverence feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle, fesih sebebi işverence ispatlanamadığından davacının işe iadesi yerine yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 22.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.