YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3419
KARAR NO : 2014/3765
KARAR TARİHİ : 25.02.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/186-2013/78
Yerel mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının, Dairenin 14.05.2013 günlü ve 2013/8684 esas – 2013/10925 karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verildiği görülmektedir. Davacı vekili 30.07.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz incelemesi sırasında feshe konu eylem neden ile davacıya daha evvel disiplin cezası verilmiş oludğunu, bozma ilamında davalı banka açısından zararın kesinleşmesi nedeni ile feshe konu olayı yeniden değerlendirme imkanı tanıdığı belirtilen Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin ilgili kararın fesih tarihinden sonra kesinleştiğini ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesini istemiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosya içeriğine göre, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararında işaret edilen Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin 2011 /477 esas -2012/322 karar sayılı 22.06.2012 ilamı, her ne kadar fesih tarihinden sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2012/15528 esas- 2012/19689 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş ise de, Ankara 4. Ticaret Mahkemesi tarafından 04.11.2009 tarihinde verilen 2006/280 esas- 2009/606 karar sayılı ilk karar, yapılan ilk temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 4 . Hukuk Dairesinin 05.04.2011 tarih 2010/4369 esas – 2011/3656 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur .
Yargıtay 4 . Hukuk Dairesinin 05.04.2011 tarih 2010/4369 esas – 2011/3656 karar sayılı bu bozma ilamı içeriği ile ; davacının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve bankanın bu olay nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin belirlendiği sabittir.Ankara 4 Ticaret Mahkemesi tarafından, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.04.2011 tarih 2010/4369 esas – 2011/3656 karar sayılı bozma ilamına uyulmasından sonra, işverence makul süre içerisinde iş akdi feshedilmiştir .
Bu durumda, davalı bankanın zarardan sorumlu tutulacağının belirlenmesi üzerine feshe konu olayı yeniden değerlendirme imkanı bulunduğu yönündeki saptamada maddi hata bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenle davacı vekilinin 14.05.2013 günlü ve 2013/8684 esas – 2013/10925 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılması talebini içerir dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle,
feshe dayanak yapılan usulsüz bankacılık işlemleri nedeni ile 15.02.2006 tarihinde ağır kınama cezası ve sonrasında yer değiştirme ve yine kınama cezası verilmesi nedeni ile aynı fiile iki ayrı ceza verilemeyeceği, yenilik doğurucu bir hak olarak, fesih hakkının hak düşürücü sürenin dolması ile sona ereceği, bu sürenin makul bir süre olarak belirlenmesi ve işverenin feshe konu geçerli nedeni öğrendikten sonra, fesih hakkını makul süre içinde kullanması gerektiği, işverenin ise fesih hakkını çok sonraları 02.03.2012 tarihinde kullandığı, dolayısı ile bu süre geçtikten sonra yapılan feshin geçersiz olacağının yargı kararları ile de belirtilmiş olduğunun (9 Hukuk 10.11.2008 gün ve 2008/3699 esas 2008/30555 karar) anlaşılmasına göre davacının itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının bu gerekçelerle onanması gerekir görüşündeyim. 25.02.2014