YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34726
KARAR NO : 2014/36389
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Denizli 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2014
NUMARASI : 2013/296-2014/343
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 2007-2011 tarihleri arasında bekçi olarak çalıştığını, asıl görevi bekçilik olmasına rağmen servis şoförlüğü ile inşaat ve kaynak işlerini de yaptığını belirterek kıdem tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının serada tarım işçisi olarak çalıştığını ve işyerinde çalışan sayısının elliden az olduğunu belirterek davanın görev yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, 4857 sayılı Kanun’a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, elliden az işçi çalıştırılan (elli dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
İşçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Somut olayda mahkemece, davacının davalıya ait serada tarım işçisi olarak çalıştığı ve işyerinde çalışan sayısının elliden az olduğu gerekçesi ile genel mahkemelere görevsizlik kararı verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki işyerinde çalışan sayısı belirlenirken, fesih tarihinde davalıya ait ülke genelinde aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan işçi sayısı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak sonuca gidilmesi gerekirken yalnız davalı tarafın sunduğu ücret bordrolarına itibar görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. Ayrıca, yeminli dinlenen davacı şahitlerinin beyanları ve bu beyanları destekleyen, aynı işyerinde çalışan davalı şahidi S.. K..’ın anlatımından, davacının davalıya ait seradaki evde ailesi ile birlikte yaşadığı ve bekçilik yaptığı, gündüzleri sera işlerilerine yardım ettiği, servis şoförlüklerini yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının yaptığı işler arasında bekçiliğin baskın olduğu açık olup, mahkemece, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.12.2014 günü oybirliği ile karar verildi.