Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/6048 E. 2015/24972 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6048
KARAR NO : 2015/24972
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, yıllık izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını, fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve resmi tatil günlerinde çalışıp karşılığı ücretin ödenmediğini, istifa dilekçesi vermesi halinde temmuz ayı maaşının ödeneceği bildirildiğinden işten ayrıldığına ilişkin yazıyı imzaladığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının başka bir yerde çalışmak için iş sözleşmesini feshettiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışılınadığını, davacıya yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkenıe Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin, kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, iş sözleşmesini 31.07.2011 tarihli dilekçesi ile herhangi bir neden bildirmeden sonlandırmıştır. Her ne kadar davacı istifa dilekçesi niteliğindeki bu dilekçeyi iradesi yanıltıldığı için imzaladığını iddia etmiş ise de bu husus yargılama aşamasında ispatlanamamıştır. Davacının, iş sözleşmesinin işveren tarafından sona erdirildiği yönündeki iddiası da ispatlanamadığından, iş ilişkisinin davacının haklı bir neden olmadan istifası ile sona erdiği kabul edilmeli ve bu çerçevede kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmelidir. Mahkeme kararında her ne kadar 06.08.2011 tarihine kadar işçinin primlerinin davalı tarafından yatırıldığı vurgulanmış ise de bu husus muhasebeci hatası olabileceğinden esasa etkili görülmemiştir.
Kaldı ki 06.08.2011 tarihinden itibaren davacı işçinin sigorta primlerinin başka bir işveren tarafından yatırılmaya başlanması da, davalı tarafın, davacının başka bir işyerinde çalışmak üzere işten ayrıldığı yönündeki savunmasını destekler niteliktedir. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının haftanın 6 günü 09:00-18:00 saatleri arasında, tanık beyanlarına göre 1 saatlik ara dinlenme ile çalıştığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması dosya içeriğine daha uygun düşmekte olup, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.