Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/15057 E. 2017/16053 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15057
KARAR NO : 2017/16053
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.11.2015-07.06.2011 tarihleri arasında, davalıya ait eczanede kalfa olarak çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücretlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davayı kabul ettiklerini, bu durumun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden değerlendirilmesini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı da uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla ödenir. Fazla çalışma ücreti ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz.
Fazla mesai ücret alacağının son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir. Bu durumda fazla mesai ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre fazla çalışma haftalık hesaplanmalıdır. Davacının her hafta yaptığı çalışma belirlenerek bundan normal çalışma süresi çıkarılarak fazla mesaisinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftalık ortalama onüç saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, rapor hesap tekniği bakımından denetime elverişli olmadığı gibi dosya kapsamına da uygun değildir. Mahkemece, davalı işyerinde davacı ile beraber kaç işçi çalıştığı, davacının ayda kaç kez nöbet tuttuğu, nöbetçi olunan günlerde kaç saat çalışıldığı tespit edilmeli ve sonucuna göre nöbetçi olduğu günlerdeki çalışma sistemi ortaya konulmalıdır. Diğer taraftan normal günlerde Eczacılar Birliği tarafından bildirilen çalışma saatlerine göre çalışıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmalıdır.
Mahkemece, belirtilen hususları değerlendiren yeni bir bilirkişi raporu alınarak sözkonusu alacak hakkında bir karar verilmelidir. Yukarıdaki ilkelere aykırı olarak yapılan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.