Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/15873 E. 2017/15290 K. 21.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15873
KARAR NO : 2017/15290
KARAR TARİHİ : 21.06.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Sağlık Bakanlığı ve feri müdahil … vekilleri temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, alt işveren bünyesinde çalıştığı işyerinin son dönemlerinde …’na bağlı olduğu anlaşılmaktadır. … ise, davalı Sağlık Bakanlığı’nın bağlı kuruluşudur. Bu halde, eldeki davanın …’na mı, yoksa Sağlık Bakanlığı’na mı yöneltilmesi gerektiği meselesinin değerlendirilmesi gereklidir.
…, 02.11.2011 tarihli ve 28103 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuştur. Kararnamenin 29. ve devamı maddelerinde, Sağlık Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olduğu kabul edilen …’na ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Aynı kararname ile kurulan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nün kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu kararnamede belirtilmiş ise de, …’nun tüzel kişiliğe sahip olduğu hususunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla, … tüzel kişiliğe haiz değildir.
Bu noktada, 02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin de incelenmesi gereklidir. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde, kararnamenin amacı “genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi” şeklinde kabul edilmiştir. Kararnamenin uygulanmasında, “idare” ifadesinden anlaşılması gerekenin, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idareleri olduğu hususu da, kararnamenin 2. maddenin birinci fıkrasının “ç” bendinde belirtilmiştir. Kararnamenin 6/1. maddesinde ise, idarelerin, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haiz olduğu düzenlenmiştir.
…, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındadır. Dolayısıyla, Kararname’nin 6/1. maddesine göre taraf sıfatını haizdir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. maddesinin, 23.11.2013 tarihli ve 28830 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 06.06.2013 tarihli ve 2011/145 esas, 2013/70 karar sayılı kararıyla, sadece Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dışında kalan kurumlar bakımından, kararnamenin 6. maddesi halen yürürlüktedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, …, her ne kadar tüzel kişiliğe haiz değil ise de, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6/1. maddesi uyarınca, eldeki dava bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Bu halde, davanın, Sağlık Bakanlığı yerine, …’na yöneltilmesi gereklidir. Belirtilen sebeplerle, Sağlık Bakanlığı’nın davalı olarak gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124/4. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, Sağlık Bakanlığı yerine davalının … olarak değiştirilmesi için, davacı vekiline süre verilmeli ve neticeye göre taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmelidir.
Kabule göre de; davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen kararda harçtan sorumlu tutulmuş olması, ayrıca yıllık izin alacağı bakımından yasal faiz yerine en yüksek mevduat faizinin uygulanmış olması hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebepten, kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.