YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15980
KARAR NO : 2017/15076
KARAR TARİHİ : 21.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla mesailerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresi ve buna bağlı olarak dava konusu tazminatlara ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde davalı işveren yanında 21.07.2007-29.03.2008 tarihleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Dosyada bulunan sigortalı hizmet cetveline göre de davacının belirtilen tarihlerde davalı şirkette çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hizmet süresi sehven 21.07.2007-29.03.2009 tarihleri arasında kabul edilerek dava konusu tazminat ve alacaklar hesaplanmıştır. Davacının beyan ettiği ve resmi kayıtlarla örtüşen hizmet süresine göre davacının davalı işveren yanındaki çalışmasının bir yılın altında olduğu anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmüne göre, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin işverene ait işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Mahkemece bu gerekçe ile kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekli iken kabulü hatalı olmuştur.
İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.
Somut olayda iş sözleşmesi davacı tarafından haklı sebeple feshedilmiştir. Haklı da olsa sözleşmeyi fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamaz. İhbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi gereğince davacının hizmet süresi bir yılın altında olduğundan yıllık izin hakkı bulunmadığı sabittir. Buna göre yıllık izin alacağı talebininde reddine karar verilmesi gereklidir.
3-Fazla mesai alacağı bakımından mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı tespit edilen hizmet süresine göre hesaplama yapılmıştır. Davacının 21.07.2007-29.03.2008 tarihleri arasında çalıştığı anlaşıldığından bu dönem bakımından fazla mesainin hesaplanması gerekli iken yanılgılı bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınması hatalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.