YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16501
KARAR NO : 2017/19024
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, fazla çalışma alacağının davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının iddiasının aksine genel kurul zamanlarında yaptığı fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı temyizi açısından;
a-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b-)Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda; mahkemece davacı tanık anlatımlarına göre davacının haftada 2,5 saat fazla süreli ve 6,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve fazla çalışmalara ilişkin sendika yazısı göz önüne alınarak 28/11/2012 tarihine kadar hesaplama yapılmıştır. Ancak tanık anlatımlarında bahsi geçen ve talep konusu döneme ilişkin kongre dönemleri, delege seçimleri ve öncesindeki seçim aşamaları, olağan genel kurul toplantıları ile danışma ve yönetim kurulu toplantılarının tarihleri ve bunların ne kadar süre ile yapıldığı netleştirilmemiştir. Bu nedenle, davalı taraftan söz konusu hususlar sorularak gerekirse bilirkişiden alınacak ek rapor ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
2-Davalı temyizine gelince;
a-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b-)Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan fazla çalışma ücret alacağının hesaplanmasında hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izinde geçen sürelerin dışlanmaması hatalıdır.
Öte yandan, dosya kapsamında bulunan bordrolarda fazla çalışma ücret alacağı tahakkukunun bulunduğu; ancak, mahkemece, ücret bordrolarında tahakkuk eden aylar dikkate alınmadan fazla çalışma ücret alacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen ilkeler de dikkate alındığında mahkemece, imzalı bordrolarda fazla çalışma tahakkuku olan dönemler dışlanmalı, imzasız bordrolarda tahakkuk olması halinde ise tahakkuk ettirilen tutarların ödendiğinin ispatlanması halinde, ödenen miktarların hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.