YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16986
KARAR NO : 2017/19827
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine dair kesinleşen mahkeme kararından sonra, süresi içinde başvurduğu halde işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının hizmet süresine göre 70 gün karşılığı yıllık izin hakkı bulunduğu ve davalı tarafından izinlerin kullandırıldığı ya da karşılığı ücretlerin ödendiğine dair yazılı delil sunulmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır.
İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz.
Somut olayda; dava dilekçesinde, işe iade davasının kesinleşmesinin ardından süresi içinde dava dışı alt işveren şirkete, işe iade talebini içeren ihtarname gönderildiği belirtilmiş, ancak bu ihtarnamenin örneği sunulmamış, tarih ve sayısı bildirilmediği gibi konu hakkında mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Davacı tarafça, işe iade için işverene başvurulmamış olması halinde fiili çalışmanın sona erdiği 01.01.2010 tarihindeki fesih geçerli hale gelecek ve alacak talepleri bakımından hesaplamaya esas ücret, ilgili dönemdeki ücret olacaktır. Ayrıca boşta geçen süre niteliğindeki dört aylık süre, hesaplamaya esas hizmet süresine eklenilmeyecektir. Buna göre, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacı işçi tarafından süresi içinde işverene işe iade başvurusunda bulunulup bulunulmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.