Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/16994 E. 2017/19489 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16994
KARAR NO : 2017/19489
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15.08.2012- 31.08.2013 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca sürekli olarak ücretlerinin gecikmeli ödendiğini, 31.08.2013 tarihinde Ağustos ayının ücreti ve biriken işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebi ile iş akdini feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, Ağustos ayına ait hafta tatili, servis ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 31.08.2013 tarihinde özel işleri sebebi ile istifa ettiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının olmadığını, davacının Ağustos ayı ücretinden 4 saat fazla mesai dahil net 847,49 TL ücret alacağı ile  yıllık  izin ücreti olarak 479,26 TL net alacağının olduğunu, bu tutarlar yönünden davayı kabul ettiklerini savunarak diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiği, davacının diğer taleplerine ilişkin alacakları da olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına, hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca sürekli olarak ücretlerinin gecikmeli ödendiğini, 31.08.2013 tarihinde ağustos ayının ücreti ve biriken işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebi ile iş akdini feshetmek zorunda kaldığını iddia ederek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
 Davalı vekili ise; davacının  31.08.2013 tarihinde özel işleri sebebi ile istifa ettiğini bu nedenle kıdem tazminatı alacağının olmadığını savunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunun 34.maddesine göre; ücreti ödeme gününden itibaren  20 gün içinde mücbir neden olmadan ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Ayrıca İş Kanunun 24.II –e fıkrasına göre; işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümlerine ve ya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez  veya ödenmezse işçi iş akdini haklı nedenle sona erdirebilir, hükmü vardır.
Mahkemece davacının 2013 Ağustos ayına ait maaş alacağı, Ağustos ayına ait 4 gün karşılığı hafta tatili ücreti alacağı ile servis alacağı bulunduğu, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle davacının kıdem tazminatı kabul edilmiş ise de, dosya içerisindeki mevcut banka kayıtlarına göre davacının maaşlarının ait olduğu ayı takip eden ayların genelde 14 ünde ve en geç 22 sinde ödendiği, buna göre davacının ücretlerin geç ödendiği iddiasını kanıtlayamadığı, Ağustos ayı ücreti ve eklerinin ise çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale geleceği, muaccel olmayan aylık ücretin ödenmemesinin davacı işçiye haklı fesih imkanı vermeyeceğinin anlaşılmasına göre mahkeme kabulü isabetsizdir.
Öte yandan, davalı tarafından dosyaya sunulan, davacının imzasını havi ve davacı tarafından imza inkarında bulunulmayan, 31.08.2013 tarihli istifa dilekçesinde haklı bir nedene dayanılmamış, yargılamada istifa dilekçesinin zorla imzalatıldığı iddia olunmuştur. Davacı yazı ve imzayı inkar etmeyip irade fesadı iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını ispat etmek durumundadır. Davacı işçi istifa dilekçesini iradesi fesada uğratılarak verdiği iddiasında bulunduysa da, dosya kapsamı söz konusu istifa dilekçesinin baskı altında imzalandığını ispatlar yönde olmadığı ve feshe ilişkin olarak dinlenen tanıkların davacının kendi isteği ile işten ayrıldığına dair görgüye dayalı olmayan beyanları gözetilerek istifa dilekçesinin davacının iradesi fesada uğratılarak düzenlendiğine dair hiçbir somut bilgi ve delil bulunmamaktadır. Hal böyle iken, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiği anlaşılmakla, Dosyadaki mevcut durum itibariyle istifa dilekçesinin hile, tehdit veya ikrah yoluyla imzalatıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden istifa iradesine değer verilerek kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle talebin kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.