Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17111 E. 2017/19388 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17111
KARAR NO : 2017/19388
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Hizmetleri Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.01.2008 tarihinden 17.02.2014 tarihine kadar çalıştığını, 09.02.2014 tarihinde oda seçimlerinden sonra yeni seçilen oda başkanının seçiminden bir gün sonra 10.02.2014 tarihinde odanın eski personeli ile çalışmak istemediğini hakaret ve tehdit vari sözlerle davacıya iletmesi üzerine, bir hafta sonra 17.02.2014 tarihinde iş sözleşmesini 4857 sayılı yasanın 24. Maddesi uyarınca feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı …Hizmetleri Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Davalı …Hizmetleri Ltd. Şti’nin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Savunma hakkı Anayasamız’ın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usül hukukumuza yansıtılmıştır.
Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut olayda; dava … aleyhine açılmış olup, mahkemece 12.02.2015 tarihli duruşmada 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca, davalı tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir yanılgıya dayandığından davacı vekiline davalı tarafı …Hizmetleri Ltd. Şti. olarak düzelterek değiştirmesi için süre verilmiş ve dava dilekçesi usulüne uygun şekilde 25.02.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebligatta iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi verebileceği ve delillerini bildirebileceği hususu belirtilmiş olmasına rağmen, iki haftalık süre beklenilmeksizin 02.03.2015 tarihli duruşmada karar verilmiştir. Mahkemece davalı …Hizmetleri Ltd. Şti.’ne savunma ve delillerini bildirme imkanı tanındıktan sonra yargılamaya devam edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.