Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17118 E. 2017/21977 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17118
KARAR NO : 2017/21977
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Eczanesinde 19/05/2007-27/03/2012 tarihleri arasında eczacı kalfası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, yıllık izin ücreti, hafta tatili, genel tatil, fazla çalışma ücreti, aylık ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Dosya içeriğine göre, davacının davalıya ait işyerinde 19.05.2007-27.03.2012 tarihleri arasında eczacı kalfası olarak çalıştığı, davacı tanıklarından … ve …’in, işyerine komşu esnaf, …’nun ise eczaneden ilaç alan müşteri olduğu, davalı tanıklarından …’ın davalının arkadaşı, …’ın işyerine komşu esnaf, …’in ise davalı işyeri çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen taraf tanıklarından sadece …’in davalı işyeri çalışanı olması sebebi ile çalışma koşullarını bilebilecek durumda olduğu, davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışmadıklarından çalışma koşullarını bilmelerinin güç olduğu göz önüne alındığında, davalı tanığı …’in çalışma süresi ile sınırlı olarak beyanlarına göre davacının haftanın altı günü 14:00-23:00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir.
3-Davacının hafta tatili ücret alacağı bakımından ise, davacı dava dilekçesinde, haftada bir gün izin hakkı olduğunu beyan etmiştir. Davacının bu beyanı kendisini bağlayıcı niteliktedir. Bu durumda davacının hafta tatili alacağının olmadığı kabul edilmelidir. Mahkemenin bu beyanı dikkate almadan hafta tatili alacağı hesaplaması hatalıdır.
4- Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacakları bakımından ise; davacı işçiye ait özlük dosyasında çalışma dönemine ilişkin imzasız ücret bordroları bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan ücret bordroları ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, söz konusu imzasız ücret bordroları ile banka kayıtlarının tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak, imzasız ücret bordrolarında tahakkuk olup da banka kayıtları ile uyumlu olan ödemelerin mahsup edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının hesaplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.