YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17358
KARAR NO : 2017/21797
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Sağlık Yatırımları Holding A.Ş. vekili; husumet itirazında bulunmuş, diğer davalı ile aralarında herhangi bir organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Özel Sağlık Tes. San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacıya ücretlerinin zaman zaman gecikme yaşansa da tam olarak ödendiğini, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, kasım ayı ücretinin muaccel hale gelmediğini, fazla çalışma ücretlerinin bir kısmının ücret, bir kısmının ise izin olarak ödendiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. Fazla çalışma ise, kural olarak 4857 sayılı Kanun’a göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi kanuni çalışma saatleri dışında çalışsa da çalışmasa da koşulları oluştuğunda söz konusu ek ücrete hak kazanacaktır. 4857 sayılı Kanun’un 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Somut olayda; davacı fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tanık anlatımlarına göre haftada 53,5 saat çalıştığı kabul edilmiş, davacının incelenen banka ve … kayıtlarına göre fazla çalışma ücretinin ödenmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 8. maddesinde; davacının aylık net ücretinin 15.000,00 TL olduğu, yapmış olduğu muayene ve incelemelerden hastadan alınan ekstra ücretlerin % 50’si ile mesai saatlerindeki anjio, stent ve diğer girişimlerden % 16, mesai saatleri dışında ise %22, yine mesai saatleri dışındaki muayenelerden % 60 pay verileceği, özel anjio girişimlerinde ise alınan ücretin 1/3’nün davacıya verileceği ve söz konusu tutarların toplamının belirlenen brüt maaşa ulaşmaması halinde, brüt maaşın ödeneceği, brüt maaşı aşması halinde ise brüt maaş ile tahsil edilen paylar arasındaki farkın yasal kesintiler yapıldıktan sonra prim olarak maaşa ekleneceği hususlarının düzenlenmiş olduğu, buna göre iş sözleşmesi uyarınca davacının mesai saatleri dışında yaptığı muayene, tetkik ve işlemlerden prim adı altında pay alacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle ücret dışında yapılan muayene ve işlemlerden prim alan davacının fazla mesai ücreti taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Öncelikle belirtilmek gerekir ki, dava dilekçesi içeriğine göre, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği belirtilerek istemde bulunulmasına karşın, mahkemece sadece 2013 yılı Kasım ayına ilişkin fazla çalışma alacağının talep edildiğinin kabul edilmesi yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından ücret bordroları ile davacının yaptığı işlemlere ilişkin hesap dökümü ve mutabakat listesi sunulmadığından, davacının 2013 yılı Kasım ayından ne kadar muayene, ne kadar anjio ve işlem yaptığı, bunun ne kadarının mesai saatleri içinde, ne kadarının dışında olduğu ve prim alacağının doğup doğmadığının anlaşılamadığı belirtilmesine karşın, ücret dışında yapılan muayene ve işlemlerden prim alan davacının fazla çalışma alacak talebinin yerinde olmadığının kabulü hatalıdır. Dosya içeriğine göre, davacının fazla çalışmasının karşılığı olarak sabit ücret üzerinden fazla çalışma alacağını almadığı kabul edilerek bu ücret üzerinden fazla çalışma ücretinin hesaplanması, buna göre maaş ve ilave prim usulü çalışan davacının aldığı primin, yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığında alacağı 1,5 kat zamlı ücretin zamsız kısmını (1 kat) karşıladığı kabul edilerek, fazla çalışma saati normal ücretin % 50’si ile çarpılmak suretiyle (0,5 kat) zamlı kısmı tespit edilerek bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3- Taraflar arasında ücret alacağı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı tarafından 2013 yılı Kasım ayına ilişkin ücretin hiç ödenmediği, çalışma dönemindeki diğer aylara ilişkin ücretlerin ise eksik ve geç ödendiği belirtilerek tüm döneme ilişkin ücret alacağı talebinde bulunulmuştur. Bu nedenle mahkemenin, sadece 2013 yılı Kasım ayı ücretinin talep edildiği ve bu aya ilişkin ödenmeyen 20 günlük ücret alacağının ise dava tarihi itibariyle muaccel olmadığına yönelik değerlendirmesi hatalıdır. Ücret alacağının dava dilekçesindeki istem nazara alınarak hesaplanıp hüküm altına alınması gerekmekte iken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.