YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17632
KARAR NO : 2017/22562
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, çalışmaya 08:15 te başlayıp akşam en erken 19:00 işin durumuna göre 22:30 a kadar çalıştığını, işe başlama ve çıkış saatleri değişse bile her zaman haftalık çalışma programının üzerinde çalışıldığını, ancak işverenin baskısı nedeniyle fazla çalışmanın çalışma saati çizelgesine yansıtılamadığını, üstlerin talimatı gereği gerçekte olduğundan az yazıldığını, durumdan personelin rahatsız olması nedeniyle toplantı yapıldığını, personelin kendisini şikayet edeceğini söylemesi üzerine işverenin talimatlarına uygun davrandığı için korkmadığını dile getirdiğini, ancak işverenin şikayet üzerine savunmasını alıp iş akdini haksız ve bildirimsiz sona erdirdiğini, feshin haksız olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; mağazanın amiri konumunda olan davacıya görev tanımıyla birlikte personellerin çalışma saatlerini haftalık 45 saati aşmayacak şekilde düzenleme görevi verildiği halde davacının şirketin bilgisi dışında personeli fazla çalıştırarak görevini kötüye kullandığını, iş akdinin yapılan toplantı sırasında amiri konumunda bulunduğu mağaza çalışanlarına hitaben tehdit ve hakaret içeren cümleler kurması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, fazla çalışma yaptığına dair iddiasının mesnetsiz olduğunu davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının toplantı sırasında sözlediği sözlerin sataşma boyutunda olduğu, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, fazla çalışma ücretine dair talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin işverence haklı sebeple feshedilip feshedilmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinin (b, d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması haklı fesih sebebi olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, Anayasanın 25 ve 26. maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih sebebi sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih sebebi sayılmalıdır. Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması Kanun’un 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih sebebi sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih sebebidir.
Somut olayda, davacının sorumlusu olduğu mağazada işlerin aksamaması (envanter, sayım, temizlik ve hazırlık işleri ) için işçilere fazla mesai yaptırdığı, çalışma saatlerinin haftalık 45 saati aşmayacak şekilde düzenlenmesinin davacının görev tanımı içerisinde olduğu, işçilerin itirazı üzerine davacının Mart ve Nisan aylarında kendisinin de fazla çalıştığını dile getirdiği, şikayetini işverene yazılı olarak bildiren işçilerden davalı tanığı olarak dinlenen … ifadesinde “biz davacıya şikayetimizi söylediğimizde, kendisi kimseden korkusu olmadığını vurgulu bir şekilde söyledi”, şeklinde , diğer davalı tanığı Nazan Dündar ise “biz davacıya mesai konusunda şikayette bulununca o bize direkt iş burda böyle işinize gelmiyorsa kapı orda dedi, istediğiniz yere şikayet edin, bildiğiniz yere gidin, şikayetiniz üzerine işten atılırsam da sizinle uğraşırım dedi” şeklinde, diğer davalı tanığı Emre Kınık ise davacının toplantıda sizin yüzünüzden işten atılırsam sizinle uğraşırım şeklinde diğer arkadaşlara bir sözü oldu” şeklinde beyanda bulunduğu, davacı fazla mesai hususunda çalışanlar üzerinde baskı kurmuşsa da söylediği sözlerin hakaret, tehdit ve sataşma boyutunda olmadığı, görev tanımına aykırılığın bir kez olması durumu da gözönüne alındığında feshin haklı nedene dayanmadığı ancak işyeri kurallarına aykırı hareketinin personel üzerinde huzursuzluğa … açtığı, işyerinde çalışma ortamının olumsuz etkilenmesi nedeniyle feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmaktadır. İspat yükü üzerinde olan davalı tarafça haklı fesih ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.