YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17762
KARAR NO : 2017/23576
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 25.07.1993-24.04.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, fazla mesai ücreti ile milli bayramlarda çalışma ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla mesai ile genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, patlayıcı malzeme satış ve pazarlamasını yapan davacının günlük ve aylık çalışma programlarını bizzat kendisinin belirlediğini, davacının yasal sınırları aşan fazla çalışma yaptığına ilişkin hiçbir kayıt olmadığını, davacının üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma yapmasının yaptığı işin doğasına aykırı olduğunu, davacının genel tatil günlerinde çalışma yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, satış temsilcisi olarak çalışan davacıya prim ödemesinin yapıldığı, yapılan bu ödemelerin fazla çalışma ücretlerini fazlasıyla karşıladığı, davacı genel tatil ücret alacağının ispatı noktkasında yazılı delil sunmadığı, bu konuda dinlenen davacı tanık ifadelerinin birbiriyle ve davacı iddiaları ile çeliştiği, aksi yöndeki davalı tanık ifadelerinin birbiriyle tutarlı olduğu ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da fazla mesai konusunda göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının, davalı işyerinde önce pazarlama ve satış müdür yardımcısı daha sonra da pazarlama ve satış müdürü olarak, 25.07.1993-24.04.2012 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, satış temsilcisi olarak çalışan davacıya prim ödemesinin yapıldığı, yapılan bu ödemelerin fazla çalışma ücretlerini fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığına karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı işyerinde önce pazarlama ve satış müdür yardımcısı daha sonra da pazarlama ve satış müdürü olarak maaş+prim usulü ile çalışmaktadır. Dosya kapsamından, prim ödemelerinin yıl içinde yapılan sipariş, pazarlama performansına göre yapılan ödemeler olduğu, bu yönü ile de yıllık performansa göre yapılan prim ödemelerinin fazla çalışma karşılığı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre, taraf tanıklarınca işyerinde giriş ve çıkışların kart okutma sistemi ile kayıt altına alındığının beyan edildiği, davacı işçiye ait özlük dosyasında buna ilişkin kayıtların ibraz edildiği ve kayıtlar incelendiğinde işe giriş çıkış saatlerinin çalışılan günlere göre değiştiği görülmektedir. Bu durumda söz konusu kart okutma sistemi kayıtları sunulan dönem için bu kayıtlara göre işe giriş çıkış saatleri her hafta için ayrı ayrı ve çalışma süresine göre ara dinlenmesi düşülerek hesaplanmalı, kayıtlara göre hesaplama yapıldığından takdiri indirim yapılmamalı, kayıt sunulmayan dönem için ise tanık beyanlarına göre ve takdiri indirim ile sonuca gidilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.