Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17774 E. 2017/23161 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17774
KARAR NO : 2017/23161
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı sebeplere feshettiğini beyan ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını davalıdan talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapılıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı reyon elemanı olarak 24.12.2008-6.1.2014 tarihleri arasında çalışmıştır. Davacı fazla çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davalı ise fazla çalışma ücret alacaklarının ödendiğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık anlatımlarına göre mevcut bordrolarda tahakkuk olmayan dönemler için 30.08.2010 tarihine kadar haftalık 24 saat fazla mesai yapıldığı hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı tanıklarının davalı aleyhine dava açtıkları karşısında beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacı ile menfaat ortaklığı olduğu dikkate alındığında hesaplamanın bu tanık beyanlarına göre kabulü doğru değildir. Bu sebeple davacının fazla çalışma sürelerinin davalı tanık beyanlarına göre yeniden değerlendirilerek hesaplamaların yapılması gerekirken fazla mesai alacağının eksik inceleme ile yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 26/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.