Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17782 E. 2017/25309 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17782
KARAR NO : 2017/25309
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:MENFİ TESPİT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 07/03/2006 tarihinden itibaren davalı iş yerinde ön muhasebe elemanı olarak çalışmaktayken, 02/03/2011 tarihinde hiçbir haklı ve geçerli neden olmadan iş akdinin feshedildiğini, fesihten 1 ay öncesi olan 2011 yılı Şubat ayında, davalı işveren şirkete 7.500,00 TL vergi borcunun tebliğ edildiğini, borç doğuran olayın mali müşavirlik bürosunun ihmalinden kaynaklanmasına karşın, ön muhasebeci olan davacı sorumlu tutularak işten çıkartılma baskısı altında zorla senet alındığını, senetlerin davacı aleyhine … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2013/4039 sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, kambiyo takibine karşı … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/412 esas 2014/110 karar sayılı dosyası ile itirazda bulunduğunu, ancak Mahkemece itirazın reddedildiğini, … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2013/4039 sayılı dosyasına konu borçtan dolayı sorumlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı cevabının özeti:Davalı vekili, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirkette 17/03/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, ön muhasebe elemanı olan davacının bazı işçilerin primlerini usulsüz bir şekilde fazla tahakkuk ettirdiğini, bu şekilde fazla prim tahakkuk ettirdiği işçilerin de belli bir oranını davacıya verdiklerini, olayın meydana çıkması üzerine tutanak tutulduğunu ve davacının iş akdinin feshedildiğini, davalı işveren şirketin davacının ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bu davranışı sebebiyle iş akdini haklı nedenle 02/03/2011 tarihinde feshettiğini, bu olayla ilgili mahkememizin 2013/790 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, dava konusu senetlerin davacının iş akdinin sona ermesinden sonra imzalandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:Mahkemece, davacı işçinin çalıştığı iş yerinin zarara uğramasında bir sorumluluğunun olmamasına rağmen, baskı altında kalarak takibe konu bonoları imzaladığı, bonolar nedeniyle borçlu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacı hakkındaki takibin iptaline karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senetlerin iş ilişkisi devam ederken düzenlenip düzenlenmediği ve senetler nedeniyle davacının sorumlu olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık mevcuttur.
2-Somut olayda; davacı, davalı işyerinde ön muhasebe elemanı olarak çalışmaktayken, iş akdi sona ermeden yaklaşık 1 ay öncesinde 2011 yılı Şubat ayında, davalı işveren şirkete 7.500,00 TL vergi borcunun tebliğ edildiğini, borç doğuran olayın mali müşavirlik bürosunun ihmalinden kaynaklanmasına karşın ön muhasebeci olması nedeniyle kendisinin sorumlu tutulduğunu, işten çıkartılma baskısı altında kendisinden zorla senet alındığını, buna karşın 02/03/2011 tarihinde iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini, senetler nedeniyle borçlu bulunmadığını iddia etmiştir.Davalı işveren ise, davacının iş akdinin farklı bir sebepten, ön muhasebeci olan davacının işyerinde bazı işçiler lehine fazla prim tahakkuku yaparak,fazla tahakkuk edilen tutar üzerinden kendisine menfaat temin ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle feshedildiğini, dava konusu senetlerin ise, davacı tarafından iş akdi feshedildikten sonra düzenlendiğini ileri sürmüştür.Dosyada bulunan belgelerden, … Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından ”355/1-1 213 sayılı VUK. mükerrer 355/1-1 maddesi gereğince, 2008 yılı aylık olarak verilmesi gereken form BA – BS bildiriminin verilmemesi” sebebiyle tahakkuk ettirilen, 03.02.2011 tarihli toplam 8 adet vergi ceza ihbarnamelerinin, 03.05.2011 tarihinde davalı işveren şirket adresinde … imzasına tebliğ edildikleri anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, menfi tespit davasına konu icra takibinin dayanağını teşkil eden bonoların tümünün düzenleme tarihlerinin 15.12.2011 olduğu görüldüğü gibi, davacı tanığı … tarafından verilen ifadede de, davacının işten çıktıktan 3-5 ay kadar sonra iş yerine gelerek alacak verecek meselesi için davalı ile görüştüğünü, aynı gün 12 adet senet imzalayarak davalıya verdiğini bizzat davacının kendisinden duyduğunu, ifade etmiştir. Bu duruma göre davacının dava konusu senetleri, işveren ile arasındaki iş ilişkisinin bittiği 02/03/2011 tarihinden sonra davalıya vermiş olduğu açıktır. Ancak, bununla birlikte davalı işveren tarafından, takip konusu kambiyo evraklarının verilme nedeninin, işyerine kesilen vergi cezası tutarının davacıdan tahsil amaçlı olduğu yönündeki davacı iddiası kabul edilmiş olup, senetlerin işçi işveren ilişkisine dayalı olarak verildiği hususunda uyuşmazlık söz konusu değildir.Davalı taraf, işyerinde ön muhasebeci olarak çalışan davacının, 2008 yılında …ve … (5000-TL üzeri mal alım ve mal satım bildirimi) formlarını hiç bildirmemiş olması nedeniyle işyerine tahakkuk edilen vergi cezasındaki hata ve sorumluluğun davacıya ait olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi incelemesinde ise, şirketin ön muhasebesinde çalışan davacının 2008 yılı Şubat-Eylül dönemine ait her ay için 1.490,00 TL olmak üzere 8 ay için özel usulsüzlük cezasının tahakkuk ettirilmesine gerekçe olan…-… formlarının bildiriminin yapılmamasında davacının sorumlu tutulamayacağı, sorumluluğun davacı şirketin resmi muhasebe kayıtlarını 3568 sayılı Yasa ile yetki almış olan mali müşavirlik bürosuna ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Davalı işveren tarafından bilirkişi inceleme raporuna karşı, işyeri ön muhabesini tutan davacı tarafından mali müşavire gerekli evraklar gönderilmediği için mali müşavir tarafından bildirimde bulunulmadığı itirazında bulunulmuştur. Dosya kapsamı ve davalı işverenin somut itirazları dikkate alınarak, davacının kendisinden zorla senet alındığına dair icra takibi öncesinde yasal bir başvuruda da bulunmadığı gözetilerek, davalı şirketin ön muhasebesi ile mali müşavirlik bürosu arasındaki iş bölümü ilişkisi, davacının görev ve sorumlulukları, vergi cezasına konu BA ve BS formlarının anlamı ve özelliği, kayden ve fiziken davalı şirket ön muhasebesi ya da mali müşavirlik bürosundan hangisi tarafından tutulduğu hususlarında, yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle yeniden detaylı inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde işlemle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.