Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18465 E. 2017/22674 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18465
KARAR NO : 2017/22674
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalı Kuruma ait işyerinde çalışmakta iken 15.11.2008 tarihinde emekli olduğunu, emeklilik sebebiyle hak kazandığı kıdem tazminatının uzun bir süre ödenmediğini beyanla geç ödeme sebebiyle hak kazandığı faiz alacağının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karara karşı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında kıdem tazminatına uygulanacak faiz oranı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıdem tazminatı için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının bilirkişi tarafından yapılan araştırma sonucunda yıllık %19 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, bilirkişi tarafından resen yapılan araştırma neticesinde faiz oranının belirlenmesi isabetli değildir. Kıdem tazminatı için uygulanması gereken faiz oranı bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı olup; mahkemece yapılması gereken iş, taraflarca bildirilecek bankalara fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı sorularak, verilecek cevaplara göre tespit edilen fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek faiz alacağının hesaplanmasıdır.
3-Bir diğer uyuşmazlık faizin başlangıç tarihi ile ilgilidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Dosya içeriğine göre, davacı taraf 24.10.2008 tarihli yazı ile işverene başvurarak, emekliliğe ilişkin yasal şartları taşıdığını, emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep etmiş, ancak söz konusu yazı ekinde şartları taşıdığına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davalı işverene hitaben yazdığı 16.12.2008 tarihli yazıda, davacının 10.11.2008 tarihli tahsis talep dilekçesine göre davacıya 15.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanacağı ifade edilmekle birlikte, bu belgenin davalı işverene sunulup sunulmadığı veya hangi tarihte sunulduğu belirsizdir. İşverence davacıya, 20.10.2009 tarihinde kıdem tazminatı ödenmiş olup, davacının talebinin kıdem tazminatı için işlemiş faiz olduğu dikkate alındığında, bilirkişi tarafından 11.09.2008-20.10.2009 tarihleri arasındaki dönem için faiz alacağı hesaplanması hatalı olmuştur. Nitekim, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığını belgelemesi gerektiği gibi, bu belgenin ayrıca işverene verilmesi de şarttır. Somut olayda, davacının böyle bir belgeyi işverene sunduğu kanıtlanamamıştır. Bu sebeple, öncelikle böyle bir belgenin işverene sunulup sunulmadığı araştırılarak, şayet mevcut ise, belgenin sunulduğu tarihin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması; mevcut değil ise de, davalı … İdaresinin İçişleri Bakanlığına hitaben yazdığı 18.06.2009 tarihli yazıda, davacıya kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği konusunda görüş istediği, böylece bu tarihin faiz başlangıç tarih olarak kabulü gerektiği dikkate alınmalıdır.
4-Bilirkişi raporunun denetime elverişli olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama, gerek faiz başlangıç tarihi, gerek uygulanan faiz oranı gerekse faiz alacağının hesaplanması noktasında denetime elverişli bulunmadığından, yukarıda açıklanan esaslar dairesinde değerlendirme yapılarak davacının işlemiş faiz alacağının açık ve denetime elverişli şekilde belirlenmesi açısından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.