Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18499 E. 2017/25170 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18499
KARAR NO : 2017/25170
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin fazla mesai ücreti ve diğer işçilik alacaklarını isteyince davalı şirket tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili şirkette 28/06/2004 tarihinde işe başladığını, 18-19-20/06/2012 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, daha sonra başka bir işyerinde 06/07/2012 tarihinde çalışmaya başladığını, 11/07/2012 tarihli istifa dilekçesi vermesi üzerine iş akdine son verildiğini, pişmanlık duyduğunu belirtmesi üzerine 01/09/2012 tarihinde yeniden işe başladığını, 23/11/2013 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, davacının iş akdinin kendi istifası ile sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme; davacının işten çıkış tarihinde alındığı belirtilen istifa dilekçesine göre işlem yapılmaksızın davalı işveren tarafından ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile iş akdinin sonlandırıldığı, çıkış nedeninin haklı nedene dayandığına dair herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı, davacının hak etmiş olduğu işçilik alacaklarını ortadan kaldıracak nitelikte işten kendi isteği ile ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı gözönüne alındığında, iş akdinin davalı işveren tarafından tek taraflı ve bildirimsiz olarak haklı nedene dayandırılmaksızın feshedildiği gerekçeleri ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, sübut bulmayan diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında iş akdinin kim tarafından ne şekilde feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Davacının, davalı işyerinde 28.06.2004 – 11.07.2012 arası ve 01.09.2012 – 23.11.2013 arası olmak üzere iki dönem çalışması olup bu husus taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.Davacı; fazla mesai ücreti ve diğer işçilik alacaklarını isteyince davalı tarafından iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, 23.11.2013 tarihinde işveren tarafından kendisine ibraname imzalatıldığını iddia etmiştir. Davalı ise davacının her iki dönem çalışmasında da istifa ederek ayrıldığını savunarak istifa dilekçeleri sunmuştur.Davacının 28.06.2004 – 11.07.2012 arası çalışması yönünden; 11.07.2012 tarihli el yazısı ile yazılmış dilekçede, ”Şirketinizde 28.06.2004 tarihinden itibaren çalışmaktayım, şirketinizden kendi isteğimle ayrılmak istiyorum” yazmaktadır. Tanık beyanlarında davacının bu döneme ilişkin işten ayrılışına ve 11.07.2012 tarihli istifa dilekçesine dair somut bir beyan yoktur. Davacının 11.07.2012 tarihli istifa dilekçesi ile ilgili beyanları alınmış değildir. Ayrıca bu istifa dilekçesi ile ilgili tanıklardan da ayrıntılı bilgileri sorulmuş değildir. İlk dönem çalışması yönünden davacının istifa dilekçesi olmasına rağmen işverence İşten Ayrılış Bildirgesinde 29 kod olarak belirtilmiş olması da çelişki oluşturduğu halde Mahkemece bu husus da araştırılmamıştır. Belirtilen hususlar yönünden araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile ilk dönem çalışmasının ne şekilde sona erdiği konusundaki çelişkiler de giderilmeksizin karar verilmiş olması bozma nedenidir. Davacının 01.09.2012 – 23.11.2013 arası çalışması yönünden; davacı kendisine 23.11.2013 tarihinde ibraname imzalatılmak istendiğini, bunu kabul ettiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia etmiştir. Davalı, davacının istifa ederek işten ayrıldığını iddia etmiş ve 23.11.2013 tarihli istifa dilekçesini sunmuştur. Dilekçede; “şirketinizde 01.09.2012 tarihinden beri çalışmaktayım, kendi isteğimle istifa ederek ayrılmak istiyorum” yazmaktadır. Dosyada davacının iddia ettiği şekilde bir ibraname bulunmamaktadır. Davacı tanıkları davacının işten çıkışı konusunda bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Davalı tanığı … “davacı, işi olduğunu söyleyerek …dan izin alarak işten ayrıldı. Ancak şeften izin almadığı iddia edilerek kendisi hakkında tutanak tutuldu. Bu nedenle işten ayrıldı.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı … ise; “Davacı daha önce istifa etmiş, ancak sonrasında tekrar işe başlamıştı. Son olayda da istifa dilekçesi vererek işten ayrıldığını biliyorum. Bu şekilde davacı istifa ederek işten ayrıldı.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacının istifa ederek işten ayrıldığı konusunda yeterli araştırma yapılmamıştır. Davacıya 23.11.2013 tarihli dilekçe gösterilip, ibraname imzalatıldığı iddiası da gözetilerek davacının beyanı alındıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.