Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18500 E. 2017/23520 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18500
KARAR NO : 2017/23520
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 25.12.2007 – 29.01.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, fazla mesai, genel tatil, ulusal bayram ve kullandırılmayan yıllık izin ücretinin ödenmesini talep ettiğini ancak hiç bir ödeme yapılmadığını belirterek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını, kendisine tüm haklarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Somut olayda, dosyada yer alan ve davacı tarafından imza itirazına uğramayan 2010 yılına ait bordrolarda ve 2011 yılına ait bir adet bordroda fazla çalışma yapılmadığı kaydı bulunmakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda imzalı bordroların fazla mesai alacağına ilişkin hesaplamada dikkate alınmadığı görülmektedir. Davacı imzasını taşıyan, davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmayan ve imza itirazına uğramayan fazla mesai yapılmadığına ilişkin kayıt ihtiva eden bordroların fazla mesai hesabında dışlanması gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Taraflar arasında işçinin genel tatil alacağına hak kazanıp kazanmadığı da uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve davacı tanık anlatımlarına göre ulusal bayram vegenel tatil alacakları kabul edilmiştir. Davacı tanığı …, dini bayramların ikinci ve üçüncü günü çalıştıklarını beyan etmiştir. Tanığın bu beyanından dini bayramların birinci günü çalışma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporundan dini bayramların birinci gününün dışlanıp dışlanmadığı anlaşılamamaktadır. Davacı tanığı …’nın beyanına göre dini bayramların birinci gününün dışlanarak ulusal bayram ve genel tatil alacağının belirlenmesi ve hüküm altına alınması gerekirken ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.