YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19060
KARAR NO : 2017/24184
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılardan …-… Adi ortaklığında 1987 yılında şoför ve dağıtım elemanı olarak işe başlayıp kesintisiz çalıştığını, adi ortaklığın… Ltd. Şti.’ne dönüştüğünü iş akdinin haksız feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … davalı … Şirketindeki hisselerini 13.12.2000 tarihinde…’ye devrettiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalılar ise davacının 03.03.1988 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışma süresinin kesintili olduğunu, davacının iş akdinin 26-28.10.2006 tarihleri arasında mazeretsiz işe devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … ve diğer davalılar … ve … Gıda Ltd. Şti. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, işyeri devrinin işçinin işçilik haklarına etkileri konusunda toplanmaktadır.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir.Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir.Mülga 1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir. İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğini korumasıdır. Maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir.Yapılan bu açıklamalara göre; işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.
Somut olayda davacı 03.03.1988-31.12.1992 tarihleri arasında …-… Adi ortaklığı işçisi olarak çalışmıştır. 28.12.1992 tarihinde … Ltd. Şti.’nin ticaret siciline tescil edildiği ve davacının da 01.01.1993 tarihinden fesih tarihine kadar davalı şirkette çalıştığı anlaşılmıştır.Adi Ortaklık sadece kendi döneminden sorumludur. Şirket döneminden sorumluluğu bulunmamaktadır.
Mahkeme kararında kıdem tazminatının 4.440.74 TL’sından adi ortaklığın sorumlu olduğuna dair hüküm yerinde ise de feshe bağlı haklar ve diğer alacaklardan adi ortakların sorumlu tutulmaları isabetsiz olmuştur.
O halde davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.